menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1950 ENOSİS referandumu: Kıbrıs Türkü’nün güvenlik kaygılarının tarihsel meşruiyeti (2)

14 0
29.07.2026

Yazının ilk bölümünde, adanın Yunanistan’a bağlanması talebinin 1914’ten 1930’a uzanan üç referandumla kurumsal ve kesintisiz bir program hâline geldiğini yazmıştım. Bu bölüm, bahse konu talebin nasıl kanlı bir kırılmaya uğradığını, 1950’de en kitlesel biçimine nasıl ulaştığını ve bu süreçte Kıbrıs Türk halkının neden bütünüyle dışlandığını ele almaktadır. Bu noktada İngiliz Sömürgeler Bakanlığı yetkililerinin değerlendirmesi belirleyicidir. Bahse konu yetkililer, referandumlara katılımın yüksekliğini Rum nüfusun birleşme arzusunun delili saymakla birlikte, bu nüfusun amacına ulaşmak için savaşmayı göze alıp almayacağını sormuşlardır. Sorunun cevabı 1955’te EOKA mücadelesinin başlamasıyla verilmiştir. Arada 1931 ayaklanması bulunmaktadır; Kıbrıslı Rumlar, Kition Piskoposu Nikodimos Mylonas’ın öncülüğünde ve Yunanistan’ın Lefkoşa Konsolosu Aleksis Kiru’nun destekleriyle ENOSİS için ayaklanmışlardır. Ayaklanma her ne kadar doğrudan İngiliz yönetimine yönelmiş ve Hükümet Konağı’nın yakılmasıyla sonuçlanmış olsa da itici gücü adanın Yunanistan’a bağlanması talebiydi. Dolayısıyla imza defterinden örgütlü şiddete uzanan güzergâh, Kıbrıs Türklerinin sonradan ürettiği bir korku senaryosu değil, sömürge yönetiminin daha 1930’larda öngördüğü ve 1955’te açık biçimde gerçekleşen bir seyirdir. Eserin ulaştığı sonuçlardan biri de Kıbrıs’taki birleşme hedefinin Yunanistan’ın teşvikinden........

© Kıbrıs Gazetesi