Tarihi yapılar arasında bir yolculuk
Türkiye, üç kıtanın düğüm noktasında duran bu topraklar; Hititlerden Lidyalılara, Romalılardan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar pek çok büyük medeniyetin izlerini taşır. Bu yüzden Anadolu’yu gezmek, yalnızca bir ülkeyi gezmek değildir; katman katman üst üste yazılmış bir insanlık güncesini okumaktır. Dört bir yanımız adeta açık hava müzesidir.
Yüzyıllar önce inşa edilen ve yontulan bu eserler yalnızca mimari başarı değildir. Onlar, dönemlerinin mühendislik bilgisini, estetik anlayışını ve inanç dünyasını bugüne taşıyan hafıza köprüleridir. Göbeklitepe’nin T biçimli sütunlarında binlerce yıl öncesinin gizemi, Efes Kütüphanesi’nin görkemli cephesinde bilgiye verilen değer, Divriği Ulu Camii’nin taş oymalarında ise Selçuklu ustasının sabrı saklıdır.
Bir sütunun gölgesinde oturduğunuzda duyduğunuz şey yalnızca rüzgâr değildir; o taşı yontan ellerin,........
