50+ yaş müşterisi ne ister?
Markalar gençlerin peşinden koşarken, gerçek satın alma gücünü sessizce kaçırıyor.
Türkiye’de harcanabilir gelirin büyük kısmı 50 yaş üstünde olmasına rağmen, pazarlama bütçelerinin neredeyse tamamı genç kuşaklara akıyor. Oysa en sadık ve en yüksek alım gücüne sahip müşteri kitlesini görmezden geliyoruz. 50 yaş ve üzeri tüketiciler, birçok sektörde hâlâ hak ettikleri ilgiyi göremiyor.
Geçenlerde bir AVM’de ara katta gençlere yönelik bir kafe açılmıştı; önünde uzun bir kuyruk vardı. Selfie duvarı, neon ışıklar… Yakınında ise 56 yaşında bir kadın, elinde poşetlerle oturacak bir yer arıyordu. Bulamadı. Bana dönüp, “Ben yorgunum, burası bana göre değil herhalde.” dedi.
Bugün birçok AVM’de ortak dinlenme alanları giderek azalıyor. Müşterinin daha fazla dolaşması hedeflenirken, yorulan insanların kısa süre nefes alabileceği alanlar da ortadan kalkıyor. Eskiden yiyecek-içecek alanlarında rahatça oturulabilirdi. Bugün ise masa ve sandalyeler yalnızca o işletmeden alışveriş yapanlara ait. Peki, 50 yaş üstü, hamile ya da sağlık sorunu yaşayan biri nerede dinlenecek?
Konferanslarda sürekli aynı sunumlar yapılıyor: Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı ne yer, ne içer, nasıl tüketir? Oysa bugün Türkiye’de borçsuz gelirin ve birikimin önemli bir bölümü 50 yaş üstü bireylerin elinde. Kaç........
