menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’den Lazkiye çıkarması

15 0
30.07.2026

Türk donanmasının 18 yıl aradan sonra Lazkiye’ye dönüşü, Ankara ile Şam arasındaki askeri yakınlaşmanın ötesinde bir dönüşüme işaret ediyor. Ukrayna ile serbest ticaret süreci, Kuzey Kıbrıs’a uzanan doğalgaz boru hattı, Irak Kalkınma Yolu ve Ceyhan’a uzanan enerji hattı aynı haritada buluşuyor. Suriye ile olası bir deniz yetki alanları anlaşması, Karadeniz’den Basra Körfezi’ne uzanan Türkiye’nin yeni ticaret ve enerji düzeni için Doğu Akdeniz’in kilidini açabilir. Suriye donanmasının yeniden yapılandırılması, liman güvenliği, sahil gözetleme sistemleri ve ortak eğitim programları önümüzdeki dönemin başlıca iş birliği alanları olabilir. Ancak Lazkiye ziyaretinin anlamı yalnızca askerî kapasiteyle sınırlı kalmıyor. Suriye kıyılarındaki enerji yatırımları, limanların bölgesel ticarete açılması ve deniz alanlarının hukuki statüsü de aynı sürecin parçalarını oluşturuyor. Bu ziyaretin ardından Türkiye ile Suriye arasında bir Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzalanması ihtimali yeniden gündeme geldi. Konu hakkında henüz kamuoyuna açıklanmış bir müzakere takvimi veya üzerinde uzlaşılmış bir deniz sınırı bulunmuyor. Ancak askerî, ekonomik ve diplomatik gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde böyle bir anlaşmaya giden altyapının adım adım oluştuğu görülüyor. Türkiye’nin Suriye ile deniz yetki alanlarını sınırlandırma düşüncesi yeni değil. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aralık 2024’te iki ülke arasında bir deniz yetki alanları anlaşması yapılabileceğini, bu adımın petrol ve doğalgaz arama sahalarının sınırlarını da belirleyebileceğini açıklamıştı. Lazkiye’de başlayan deniz işbirliği, bu seçeneğin artık yalnızca teorik bir ihtimal olarak görülmediğine işaret ediyor. MEB anlaşması Suriye’nin deniz kapısını açabilir

Suriye’nin yeniden inşası yalnızca şehirlerin ve karayollarının onarılmasına bağlı değil. Lazkiye ve Tartus limanlarının yeniden faaliyete geçmesi, ülkenin enerji yatırımlarına açılması ve bölgesel ticaret ağlarına bağlanması da büyük önem taşıyor. Bunun için önce deniz güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Yıllarca süren savaş, Suriye’nin donanmasını, kıyı gözetleme kapasitesini ve liman altyapısını büyük ölçüde zayıflattı. Türkiye, denizcilik tecrübesi ve savunma sanayisiyle bu boşluğu........

© Kıbrıs Gazetesi