menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sis bombaları gözleri yaşartır, Mulla Hasan’ın Kahvesi’ne koşulurdu

11 0
10.08.2026

Bir zamanlar ‘kahve kültürü’ vardı. Kahvehanelerde toplanan halk güncel konularda sohbet eder, öğretmenler gazeteleri okur, kendilerini aydınlatırdı. Sorularına da yanıt vermeye çalışılırdı. Daha çok köylerdeydi bu durum. Kahve sıcak kumda pişirilir, tadına doyum olmazdı. Kaldı mı öyle kahvehaneler diye merak etmemek elde değildir. Lefkoşa’da kahvehanelerin ‘Amiral Gemisi’ Mulla Hasan’ın Kahvesi’ydi. Kadim dostum Ahmet Tolgay, geçtiğimiz günlerde Orhan Mulla Hasan’ın vefatı üzerine konuya değindiği yazısında, “Onu en iyi bilenlerden biri ben, biri de Akay Cemal’dir.” demişti. Özellikle Varoluş Mücadelesi yıllarında basın mensuplarının uğrak yeriydi orası. Halkın Sesi ve Bozkurt gazeteleri gece yarılarına ya da sabahın erken saatlerine kadar baskıya girer, çalışanlar da arada bir Mulla Hasan’ın Kahvesi’nde soluklanırlardı. Orhan Mulla Hasan yakışıklı bir delikanlıydı ve kendisine “Bir şoförün gizli defteri” isimli filmiyle ünlenen dönemin aktörlerinden Eşref Kolçak’a benzetirlerdi. Tepsiyle kahveyi getirirken kendine özgü gülümsemesiyle etrafına pozitif enerji yayardı. Bizler, Sarayönü’nde ve eski Polis Merkezi’nin tam karşısında olan Mulla Hasan’ın Kahvesi’nin müdavimleri idik. Bilbay Eminoğlu, Ahmet Alper, Tekin Yüksel, Bozkurt Gazetesi’nin baskıcısı Oktay, Halil Kaymaklılı ve daha niceleri. Kuyumcu Yusuf’un oğlu Oktay da oranın müdavimlerindendi. Tavlada oldukça........

© Kıbrıs Gazetesi