menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Meslek hayatımda en acı anım: Atlılar–Muratağa–Sandallar

29 0
14.08.2026

Toplumlararası çatışmaların başladığı 21 Aralık 1963’ün hemen akabinde haber yapmak için Türklerin katledildiği ve toplu bir mezara gömüldüğü haberi üzerine Ayvasıl köyüne varmıştık. Daha 3 yıllık bir muhabirdim. Allah rahmet eylesin, o dönem Halkın Sesi’nin Foto Muhabiri olan Mustafa Özünlü (Foto Basın) ile birlikte gitmiştik Ayvasıl’a. BM Barış Gücü henüz Ada’ya gelmemişti bile. Üslerden gelen İngiliz askerleri, geçici bir süre görev üslenmişlerdi. Zaten toplu katliam çukurundan çıkarılan cesetlerin kimliklerini tespit ediyor, not alıyorlardı. Manzara korkunçtu ve dayanılacak gibi değildi.

Ancak en dehşet verici, en acı olanı Atlılar, Muratağa, Sandallar’da ortaya çıkardığımız toplu katliam çukurlarıydı. Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının hemen akabinde Saray Otel’in önünden kalkan bir minibüsle hareket etmiştik. Araçta tanıştığımız bir hava pilot yüzbaşı, iki de Türkiye’den gazeteci vardı. Benimle birlikte Halkın Sesi’nin o dönem Foto Muhabirlerinden Osman Rekor da birlikteydi. Hepsiyle de minibüste tanışmıştık.

İskele’de (Trikomo) EOKA lideri Grivas’ın doğduğu evin fotoğrafını çekip, meydandaki vatandaşlarla sohbet ederken, görevli polisler arasında, yıllar sonra Lefkoşa Polis Müdürü olan Gönendere köyünden Şenay Kebapçı ile de karşılaşmış, sohbet etmiştik.

Monarga........

© Kıbrıs Gazetesi