Özel okul öğretmenleri 40 bin liradan az maaş alıyorsa saçmalığı
Yusuf Tekin'in, "Elimizdeki verilere göre özel okullarda çalışan öğretmen arkadaşlarımız ortalama 40 bin TL civarında ücret alıyor. Eğer asgari ücretin altında ya da insani olmayan koşullarda çalıştırılan öğretmen arkadaşımız varsa bana başvursun." açıklaması, kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu.
Rakamlar bazen gerçeği anlatır; bazen de gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü gösterir. Asıl mesele, 40 bin liranın bugün bir öğretmene gerçekten insanca bir yaşam sağlayıp sağlamadığıdır.
HAYAT PAHALILIĞI RAKAMLARDA DEĞİL, PAZARDA YAŞANIYOR
Hayat pahalılığı istatistik tablolarında değil, pazarda hissediliyor.
Bugün üç kişilik bir ailenin haftalık pazar alışverişi birçok yerde birkaç bin lirayı bulabiliyor. Market alışverişi, temizlik ürünleri, çocukların ihtiyaçları, ulaşım, elektrik, su, doğal gaz, internet ve telefon faturaları derken maaşın önemli bir kısmı temel ihtiyaçlara gidiyor.
Hayat sadece mutfaktan ibaret de değildir.
İnsan sadece karnını doyurmak için yaşamaz.
Bir aile ayda bir kez olsun dışarı çıkıp yemek yemek, çocuğunu sinemaya götürmek, bir müze gezmek, deniz kenarında oturup çay içmek ya da birkaç saat nefes almak ister. Bunlar lüks değil, sosyal hayatın doğal parçalarıdır.
Öğretmeni yalnızca ev ile okul arasına sıkıştırılmış bir hayatın içine mahkûm etmek, ona "Sen sadece ders anlat" demekten başka bir şey değildir.
ÖĞRETMENİN DE İNSANCA YAŞAMAYA HAKKI VAR
Öğretmen de kira öder.
Öğretmen de faturalarını öder.
Öğretmen de çocuğunu okutmaya çalışır.
Öğretmen de hastalanır.
Öğretmen de tatil yapmak ister.
Öğretmen de kitap almak, tiyatroya gitmek, kendini geliştirmek ister.
Bütün bunları "lüks" olarak görmek, eğitime yapılan en büyük haksızlıklardan biridir.
Çünkü öğrencisini geliştirecek olan kişi önce kendisini geliştirebilen öğretmendir.
Sürekli geçim kaygısı yaşayan bir öğretmenin mesleki........
