Hz. Ömer’in (R.A.) insanlığa bıraktığı Adalet Beyannamesi bir Fetih’ten çok daha fazlasıdır
İnsanlık tarihi, iki temel kuvvetin çatışmasına sahne olmuştur: Biri ihya eden, yaşatan ve hak dağıtan "Adalet"; diğeri ise yıkan, sömüren ve yok eden "Zulüm".
Bugün Gazze’den Tahran’a uzanan ateş hattında, çocuk parklarını mezarlığa çeviren modern barbarlık ile M.S. 7. yüzyılda Sasani İmparatorluğu’nun köhne zincirlerini kıran İslami adalet arasındaki uçurum, sadece bir zaman farkı değil, aynı zamanda bir ahlak ve insanlık farkıdır.
HZ. ÖMER’İN (R.A.) İRAN’I FETHİ, KÖLELİKTEN ÖZGÜRLÜĞE UZANAN BİR DEVRİMDİR
Hz. Ömer (R.A.) döneminde gerçekleşen İran’ın fethi (Kadisiye ve Nihavend), sadece bir toprak kazanımı değil, bir "İnsanlık Beyannamesi"dir.
O dönemde Sasani İmparatorluğu, halkı sınıflara ayıran, köylüyü toprağa zincirleyen ve halkın kanını emen bir kast sistemiyle yönetiliyordu.
Dünya Nüfusu ve İslam’ın Yayılışı:
O dönemde dünya nüfusunun yaklaşık 200-250 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. İslam orduları İran’a girdiğinde, karşılarında sadece bir ordu değil, adalete susamış milyonlar buldular.
Fetih sonrası, kitleler halinde İslam’a geçişler başladı. Bu bir zorlama değil, bir "tercih"ti. Çünkü Müslümanlar gittikleri yere vergi yükü değil, mülkiyet hakkı, hukuk güvenliği ve "Yaradan’dan ötürü yaratılana hürmet" götürdüler.
İslam’a ve Geleceğe Faydaları:
İran’ın fethiyle İslam, sadece bir Arap yarımadası dini olmaktan çıkıp evrensel bir medeniyete dönüştü. İlim, sanat ve felsefe bu........
