menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İçimizdeki faşisti zapt edemiyoruz

60 0
08.03.2026

İspanyollar İber Yarımadası’nda ve Amerika kıtasında büyük zulümler yaptılar. Müslümanları ve Yahudileri din değiştirme ile ölüm arasında tercihe zorlayan o 15-16. Yüzyılın İspanyollarıydı. Güney Amerika’da etmedikleri kötülük kalmadı.

Buna rağmen İspanyolları öteki Avrupalılardan mesela Fransızlardan, İngilizlerden, Almanlardan daha cana yakın buluyor musunuz?

Ya da boydan boya bütün Akdeniz’in ezgileri ve ritmi kulağınıza kuzeyinkilerden daha hoş geliyor mu?

Eğer geliyorsa bunun sebebi İspanya’da ve Akdeniz adalarında Afrikalılarla Avrupalıların, Müslümanlarla Hristiyanların yüzyıllarca birlikte yaşamış olmalarıdır.

İtalyanlar Müslümanlarla İspanyollar kadar haşır-neşir olmadı. Ama Akdeniz’de birbirlerine karıştılar.

Sicilyalıların öteki İtalyanlardan farklı olmasının sebebi de Müslüman Araplarla olan müşterekleridir.

“Müslüman hanedanlar yaklaşık 250 yıl boyunca Sicilya’yı yönetti. On birince yüzyılın sonlarına gelindiğinde Müslümanlar artık Sicilya’da çoğunluğu oluşturuyordu. En azından 1120’li yıllara kadar Malta’da Müslümanlar çoğunluktaydı.” (Modern Dünyanın Kökenleri, Şener Aktürk, Paradigma

Sonra ne oldu? Müslümanlar nasıl yok edildi?

“Sicilya Kraliçesi 1. Constance’ın ölümünden sonra hanedanı temsilen imparatorluk naibi Markward von Annweiler 1199’da Müslümanların desteğiyle Batı Sicilya’nın kontrolünü ele geçirdi. Papa 3. Innocent, Markward ve Müslüman müttefiklerini mağlup edebilmek için üç farklı papalık gücünü devreye soktu: Markward ve destekçileri aforoz edildi, ayak bastıkları her yer yasaklandı yani ruhbanın dini hizmetlerinden mahrum bırakıldı ve onlara karşı Haçlı Seferi ilan edildi.

Markward’ın Müslümanlarla dayanışması Papa’nın canını sıkıyor. Markward’ı “bir başka Selahaddin” ve “Kafirlerden daha beter bir kafir” olarak adlandırıyor.

Sonunda Markward, Papalığın teşviki ve baskısıyla mağlup ediliyor.

İnnocent ‘masum’ anlamına geliyor. Şener Hoca da makalesine ‘Not so Innocent’ diye başlık atmış. ‘Hiç de masum değil.’

‘İnnocent’in döneminde Hristiyan olmayanlar farklı kıyafetler giymeye mecbur edilmiş. (Bu uygulama Müslümanların yönettiği bazı ülkelerde mesela Osmanlı’da vardı. Sevimsiz bir uygulama!)

3. Innocent’in tahta çıkardığı Kutsal Roma İmparatoru 2. Frederick Malta ve Sicilya’daki Müslümanları İtalya’daki Lucera kasabasına tehcir ediyor. Buna rağmen Papalığın hışmından kurtulamıyor. Bir başka Papa, IX. Gregory Frederick’i aforoz ediyor ve tahttan indiriyor. Bir sonraki papa IV. Urban o sıralar soykırıma yanaşmayan Frederick’in oğlu Manfred’e karşı savaşacaklara Endüljans teklif ediyor.

(Endüljans: Papalığın resmi olarak insanların günahlarını affetmesi ve cenneti garantilemesi. Görebildiğim kadarıyla benzer masumiyet müesseseleri resmi olarak değil ama gayrı resmî olarak Müslümanlar arasında da geliştirilmeye çalışılmış.)

“Papa IV. Clement Lucera Müslümanlarına haçlı seferi ilan etti. 1266’da Papalık güçleri Manfred’i ve Müslümanları mağlup ediyor. “Papanın seçtiği Angevin Kralı 2. Charles 1300 yılında Lucera’daki Müslüman yerleşimini ortadan kaldırdı Müslümanlar İtalya’daki köle pazarlarına sürüldüler ve köleleştirilmeye direnenler de öldürüldüler.

Sadece Müslümanlar ve Yahudiler mi?

Bilmezdim, bilenler beni ayıplamasın. Bu kitabı okurken muttali oldum. Miladi 12. Ve 13. Yüzyıllarda Avrupa’da, Fransa’nın güneyinde yaşanan bir inanç varmış.

“Yaşadıkları dönemde “iyi adamlar” ve “iyi kadınlar” olarak da bilinen ve daha sonraki tarih yazımında “Katharlar” olarak adlandırılan bu insanlar Katolik kilisesinin dini otoritesini kabul etmediler.”

Haklarında bir şey bilmiyorum. Biraz daha çalışacağım. Kiliseye karşı çıkacak bir yapılanmaları, kuvvetleri var mı? Yoksa kendi hallerinde hayat süren barışçı insanlar mı?

Katharları da haçlı seferleriyle yok ediyorlar. Geriye hiçbir iz bırakmıyorlar.

‘Modern Dünyanın Kökenleri/Batı Avrupa’da Müslümanların ve Yahudilerin Yok Edilmesi” önemli bir çalışma. Ben bu kadarla yetineyim, fazlasını merak edenler kitaba müracaat etsin. Faslı kapatırken şu hisseyi de alalım:

İnsanlık birçok keşifler yaptı. İnsan hakları, kadın hakları, din, fikir, inanç, ifade özgürlükleri…

Fakat maalesef, insanların içlerindeki yobazlık, faşistlik, kan dökücülük, tahakküm hırsı ıslah edilemedi. Hala terbiyesizce devam ediyor.

Yapay zekayı bulduk ama insanların içindeki soykırım tutkusunu zapt etmenin çaresini bulamadık.

Cenab-ı Rabbü’l Alemin’e “Yeryüzünü ifsad edecek ve orada kan dökecek birini mi yaratacaksın” diye soran melaikeyi sorusunda haklı çıkaran taşkın bir kötülük arzı kirletiyor.

İnsan’ın hikayesini değerli kılacak öyküler saklı, maalesef kötünün gürültüsü daha baskın.


© Karar