menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silah bırakırken PKK’yı kınama yarışı…

76 0
previous day

2023 seçimlerinde o günkü adıyla Yeşil Sol Parti, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledi. Millet İttifakı’nın içinde İYİ Parti de vardı.

2024 yerel seçimlerinde ise CHP ile DEM Parti arasında “Kent Uzlaşısı” kuruldu.

DEM Parti İstanbul, Adana, Mersin’de çeşitli ilçelerde CHP ile ortak adaylar ve belediye meclis üyeleri belirledi.

CHP’nin güçlü olduğu bazı şehirlerde iddiasız adaylar çıkararak CHP’nin kazanmasına yardımcı oldu.

Benzer bir tutumu İYİ Parti de bazı yerlerde fiilen gösterdi.

DEM Parti 2023 ve 2024’te PKK ve Öcalan’la bugün olduğundan daha uzak bir ilişki içinde değildi.

İttifak gibi temel siyasi kararları parti bu malum ilişki hiyerarşisinde aldı.

Hatta Kandil’den Kılıçdaroğlu’na ve Kent Uzlaşısı’na destek açıklamaları gelmiş, bu açıklamalar iktidarın seçim kampanyasının en güçlü malzemelerinden birine dönüşmüştü.

O günlerde de PKK silahlı bir örgüttü

İçişleri Bakanlığı nizamiyesine saldırmıştı. Daha sonra TUSAŞ’a saldırı düzenlemişti.

Suriye kolu SDG, Türkiye sınırının hemen ötesinde geniş bir bölgeyi kontrol ediyordu.

Üstelik örgütün silah bırakacağına, kendisini feshedeceğine dair ortada ciddi bir işaret de yoktu.

Buna rağmen CHP, iktidara karşı DEM Parti ile aynı adayı desteklemekte, seçim işbirliği yapmakta bir beis görmedi.

İYİ Parti hatta Zafer Partisi bu gizli ve açık ittifaklarla yanyana durmayı dert etmedi.

Muhalefet çevrelerinin önemli bir bölümü de bunu temel bir siyasi veya ahlaki problem olarak görmedi.

Hatta iktidarın terörle işbirliği suçlamalarına karşı siyaset-örgüt ilişkisi bilinmezlik perdesi arkasında görmezden gelindi.

O zaman da Öcalan aynı Öcalan’dı. Demokratik bir lider değildi. PKK da Türkiye’ye demokrasi getirmek için kurulmuş bir örgüt değildi.

Ne tuhaftır ki PKK kendisini feshedip silah bırakma sürecine girince, işler ciddileşip Meclis’e bunun için bir yasa gelince Türkiye’de birdenbire PKK’yı ve Öcalan’ı kınama yarışı başladı.

Bugüne kadar PKK’nın eylemlerini meşru gören, Kürtlerin büyük bölümünün bile hendeklere tepki gösterdiği günlerde örgütün arkasında duran bazı Kürt dostları ve solcular, bir anda Öcalan’ın otoriter liderliğini keşfettiler.

Neredeyse PKK’yı işbirlikçilikle, davayı satmakla, devlete teslim olmakla, Kürtlere ihanetle suçlayacak hale geldiler.

Sanki örgütte bütün kararlar bugüne kadar........

© Karar