menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayrak ve semboller üzerinden saldırmanın dayanılmaz ucuzluğu

7 1
27.01.2026

Ardahan valiliği, yeni belirlediği il logosu üzerinden eski logodaki Türk bayrağını kaldırdı.

Buna ilişkin haber, kamuoyunda ve medyada tepkilere yol açtı. Bu çerçevede yorum yapan ve açıklamada bulunan pek çok kişi ve bazı siyasi temsilciler, göreve yakın zamanda başlayan il valisini yeni tasarlanan logoya Türk bayrağını maksatlı ve bilinçli bir şekilde koydurmayarak milli değer ve hassasiyetlere aykırı davranmakla suçladı.

Hatta, valinin vatana ve milli değerlere bağlılığını sorgulayanlar; kendisini Türk bayrağıyla ilgili bir sorunu olmak ve başka amaçlar taşımakla itham edenler oldu.

Geleneksel koyu zemin üzerinde Ayyıldız, karlı dağ, kale ve köprü figürü bulunan eski logo yerine tasarlanan yeni logoda; açık beyaz bir zemin üzerinde “kar” ve yeşilliği simgeleyen “yaprak” figürü ve “T.C. Ardahan Valiliği” ibaresi yer aldı.

Eski logo, “Ardahan’a ait her şeyi anlatalım” mantığıyla; geleneksel, “temsili ve amblemci devlet estetiğini” yansıtan ve 90’lar öncesinde geçerli statik tasarım zihniyetine göre düzenlenmiş, “dairesel arma” formunda bir çalışmaydı.

Yeni logo ise, ili ve valiliğin kurumsal kimliğini; doğa ve çevreye ilişkin soyut, simgesel ve metaforik ögelerle anlatmayı amaçlayan; “tipografi-ikon uyumuna” dayalı, dinamik ve minimalist bir tasarım yaklaşımıyla düzenlenmişti.

Logolar sabit, değişmez ve dokunulmaz tasarımlar değildir. Başarılı, yüksek tasarım değeri taşıyan tarihe mal olmuş logolar elbette çok uzun süre değişmeden kalabilir.
Ama bir logonun içeriğindeki simgesel bileşenleri dünya durdukça değişmeden kalması gereken unsurlar olarak klişeleştirmek ve tabulaştırmak doğru değildir.

Sanat ve estetik anlayışının uğradığı değişime paralel olarak kültürün, duyguların; kurumsal ve işlevsel anlatıların sembollere yansımasını ifade eden grafik tasarım anlayışı da değişir.

Eskisine göre bütünüyle yenilikçi ve değişime odaklı özellikleriyle öne çıkan yeni logo tasarımından dolayı öncelikle sayın valiyi kutlamak gerekir.

Ancak ilginç olan nokta, kamuoyunda ve medyada körüklenen tartışmaların; bu iki logonun “tasarım tarzı tercihi” ve “sembolik anlatım” gücü gibi işlevsel boyutlarına odaklanmak yerine; tek bir noktaya, “logoda neden Türk bayrağının yer almadığı” konusuna indirgenmesiydi.

Tepkilerin yaygınlaşmasının ardından, bir gün içinde logo revize edildi; bu bağlamda yeşil yaprak figürünün içindeki kar kristali motifinin ortasına küçük bir Ayyıldız yerleştirildi.

Sonuçta, bazılarınca milli duyarlılığımıza ciddi ölçüde zarar veren önemli bir sorunu ortadan kaldırmış olduk.

Logonun, ülkenin genelini temsil eden, ulusal bütünlüğünü ifade eden blr işlevi yoksa; tasarımında mutlaka Türk bayrağı ve milli sembollerin bulunması gerekir mi?

Neden böyle bir zorunluluk olsun?

Ortada bir devlet ve milli birlik sorunu varmış gibi, gerilim ve tartışma ortamı oluşturmak, ardından doğan infiali yatıştırmak için logoyu değiştirme yoluna gitmek; sonuçta logoyu hazırlayan grafikerin sanat ve tasarım tercihine de bir müdahale niteliğinde değil midir?

Olaya ilişkin medyada yer alan eleştiriler,........

© Karar