Fidan ve Şimşek Erdoğan’ı ikna edebilir mi?
Dünyada belirsizlikler artıyor. Artık bir “Hür Dünya Bloku” yok. Avrupa kendi savunmasını inşa etmeye çalışıyor.
NATO elbette hâlâ çok önemli ve üye olması Türkiye için önemli bir avantaj. Ukrayna ve İran savaşları da NATO gözünde Türkiye’nin önemini daha da artırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Putin’den bir ölçüde uzaklaşarak NATO’ya, Ukrayna’ya ve Avrupa’ya daha bir yaklaşıyor.
Erdoğan, ‘Avrupa Güvenlik Mimarisi’ içinde yer alarak Türkiye-Avrupa ilişkilerindeki tıkanıklıkları aşmak istiyor. Sık sık “Avrupa Türkiye’ye stratejik baksın” diyor.
Türkiye için hayli sarsıcı olan “eksen kayması” görüntüsünü gidermede Ankara’nın bu yaklaşımları olumludur fakat…
Dünyadaki dengelerin kayganlaşmasında temel faktör, ekonomi… Özellikle yapay zeka, yeşil ekonomi, yenilenebilir enerji gibi büyük yatırımlar gerektiren yeni kavramlar gelişiyor.
Çin ileri teknoloji ile ucuz emeği birleştirince, Batı’nın rekabeti zorlaşıyor…
Türkiye’nin ilave yapısal sorunları da var.
Böyle bir dünyada Türkiye bir ayağıyla dünyayı dolaşırken, diğer ayağını sabit olarak basacağı yer, dünyadaki yerimiz neresidir?
Bunun cevabını Hakan Fidan’ın şu sözünde görebiliriz:
“AB’nin kahir ekseriyeti Gümrük Birliği’nin güncellenmesinden yana, çünkü şu an zaman zaman yaklaşık 250 milyar dolara yaklaşan mevcut ticaret hacminin birdenbire iki misline, üç misline çıkma durumu var.”
Bunun Türkiye için ne büyük bir ekonomik atılım........
