Darbe ve ‘cemaat’
''Ordu içinde FETÖ örgütlenmesi olmasaydı, Türkiye 15 Temmuz darbe teşebbüsüne maruz kalmayacaktı. Çünkü Türkiye’de de dünyada da darbeler çağı geride kalmıştı.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin kararında belirtildiğine göre: “8.000’in üzerinde askerî personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçak, 3 gemi, 37 helikopter, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı araç ve 4.000’e yakın hafif silah kullanılmıştı…”
Ve can kayıpları: “4’ü asker, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü asker, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştı.” (Karar No: 2019/4132)
Böylesine büyük ve feci bir vak’a çok yönlü olarak tahlil edilmedir.
Gülen hareketi, bir eğitim ve hayır hareketi olarak kalsaydı çok yararlı olur, İslami akımlara iyi bir örnek teşkil ederdi. Modern eğitime açık okullarında nitelikli insanlar yetiştiriyordu. Hareket içinde çok sayıda iyi eğitimli insan bulunuyordu.
Bu yönüyle birçok politikacı ve aydının desteğini aldı; sağdan ve soldan…
Hareketin motoru Gülen’in mistik karizmasıydı. Hareket bu sayede varolduğu gibi bu yüzden de kanlı darbe girişimiyle noktalandı.
“Daha 9 yaşındayken planlarını yaptığını ” söylemesi… “Kainat imamı” unvanı… “Seçilmişlik” duygusu… “Peygamberimizle rüyasında görüştüğü” şeklindeki mistik inanış… Taraflarında yarattığı “misyon, itaat, adanmışlık” duygusu…
Harekete katılanlar, sıradan insanlar olmaktan........
