menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikatin yeni rahipleri

51 0
25.07.2026

Bir önceki yazımda, insanların çoğu zaman hakikati aramak yerine kimlik ve inançlarıyla örtüşen bilgileri sorgulamadan kabul ettiklerini anlatmıştım. Ayrıca inandıklarıyla çelişen kanıtlardan nasıl kaçındıklarını, yani Dan Kahan'ın kimlik koruyucu biliş dediği olguyu ele almıştım.

Şimdi bu tabloyu daha da tehlikeli hâle getiren bir gelişmeyle karşı karşıyayız.

Basına yansıyan haberlere göre, Avrupa'da yapay zekâ şirketleri milyonlarca ikinci el kitabı satın alıp dijitalleştirdikten sonra fiziksel nüshalarını imha ediyorlar.

Dijitalleştirme, bilgiyi çoğaltmayı ve saklamayı kolaylaştırdığı kadar değiştirmeyi, sansürlemeyi, görünmez kılmayı da kolaylaştırıyor.

Basılı nüshası kalmayan eserlerin dijital kayıtları, kolayca ve hiç iz bırakmadan maniple edilebiliyor.

Orwell, “geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder” demişti.

Hakikati kontrol etmenin yolu, toplumun hafızasında neyin, nasıl ve ne kadar kalacağını belirlemekten geçiyor.

Bu yüzden tarih boyunca kitaplar yakıldı, el yazmaları tahrif edildi, matbaalar sansürlendi.

Fakat yapay zekâ devrimi, bu işi başka bir seviyeye taşıyor.

Hatırlama ve düşünme işini giderek yapay zekâya devreden insanlık, doğrulama alışkanlığını da kaybediyor.

Bir süre sonra yapay zekânın aktardığı bilgileri özgün kaynaklardan sınamak hem zorlaşacak hem de gereksiz görülmeye başlanacak.

Yapay zekâ........

© Karar