menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hoşçakal nereye?

56 0
07.03.2026

O mini kavanozu zor buldum. Mutfakta onca eşya arasında âdeta gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyordu. Elimdekiler onun içinde ancak bütün varlıklarıyla görünür olabilirdi. Hayatta her şey bir denge ve oran meselesidir. Eğer daha büyük bir kavanoza koysaydım o hacimde yok olup gideceklerdi. Tuhaf bir boşluk oluşacaktı. Bu halleriyle mini bir pencereden bakan iri gözlere benziyorlar. Her göz biraz yaklaşıldığında, ışığına dikkat edildiğinde nice öykü saklar. Gözlerden korkmalı derim. Göz yoksa ne kalır? Yumulsa bile bir süreliğine sonunda açılacaktır her göz. O sebepten göz yumulan her davranış geçici bir oyun hatta aldatmacadır. Başka bir yerden patlayıverir beklenmedik zamanda. İnsan gözünü açtıkça insandır. Onlar, işte bu mini kavanozun içinde yekpare, birbirine tutunmuşçasına gözleri açık ve sakinler. Ve bana telkin ettikleri duygudan habersiz, atılacak tabağı, çekilecekleri değirmeni bekliyorlar. Top, tane kara biberlerden söz ediyorum. Mini kavanozun içinde başka bir varlığa dönüştüler. Aklıma düşüvermişti birden. Çarşı pazar, aktar market dolaştım. En iyisini bulmaya çalıştım. Masamın üstündeler ve bana bir hoşçakal imgesi gibi bakıyorlar. İnceden inceleyince her biri utangaç edayla hoşçakal diyor sanki.Hemen her varlıkta saklı olduğu halde bu hoşçakal hâli şimdi neden onların duruşunda tecelli ediverdi? Hoşçakal nidası için mi aradım onları? Bir nefeslik söz bir el içi kadar karabiberde nasıl can buldu? Aklımı mı yitiriyorum? Şu karabiberlerin dünya ticaretinde ve kültüründe........

© Karar