Venezuela ve sonrası…
Bir süredir Venezüela Venezüela diyen Trump, sonunda dediğini yaptı. İçeriden yardım alsa da kabul edelim ki başarılı bir operasyonla ülkenin başkanını ve eşini alıp New York’a getirdi, saçma sapan suçlamalarla mahkemeye çıkarttı. Yaptığının hakla, hukukla, BM ilkeleri, Viyana Sözleşmeleri ve hatta Amerika’nın yasal düzenlemeleriyle uzak yakın hiçbir alakası yok. Meşrulaştırma çabaları, Irak işgali öncesinde uydurulan gerekçelerden dahi kötü.
Ancak gösterilen tepki çok cılız; çünkü kimse Trump ve yönetimini karşısına almak istemiyor. İspanya, Rusya ve birkaç Latin Amerika ülkesi açık açık eleştirdi. İngiltere “hukuk bizim için önemlidir” demeyi, Yunanistan ise geçici üye olarak bulunduğu Güvenlik Konseyi’nin pazartesi günkü özel oturumunda Trump’ı neredeyse alkışlamayı seçti. Kamuoyları da zaten olayın magazinsel boyutlarıyla boğuldu.
En az maliyetle böylesi bir başarıyı yakalayan, bir başkanı devirip yerine yardımcısını koyan, “bundan sonra ülkenin zenginliklerinden başkaları değil biz yararlanacağız” diyen Trump ise Kolombiya’ya, Meksika’ya ve İran’a da gözdağı verdi. Grönland’a güvenlik nedeniyle çok ihtiyaçları olduğunu söyledi. Yardımcılarından birinin eşi, sosyal medya mesajında Grönland üstüne bayrak dikti. BBC de sıradaki ülkelerin olası listesini........
