menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bugünlere nasıl geldiğimizi sorgulasak mı?

67 0
10.06.2026

Toplum olarak hukuksuzluk, adaletsizlik, liyakatsizlik gibi pek çok konuda şikayetlerimiz var. Aslında geçmişte de özellikle hukuksuzluk ve adaletsizlik konusunda benzer şikayetlerimiz vardı.

Ancak her şeye rağmen 70-80 yıllık bir demokrasi tecrübemiz vardı, ağır-aksak da olsa işleyen bir hukuk sistemine sahiptik. Ama hiçbir dönemde bugünkü kadar hukuksuzluğun zirve yaptı bir dönem yaşanmamıştı.

Peki bunca tecrübeye rağmen, neden hukukta bu kadar kan kaybettik, neden kurumlarımız liyakatsizlikle malul durumda?

Çünkü biz, demokrasi kültürünün içselleştiği, ‘hukukun üstünlüğü’nün vazgeçilmez olduğu bir gelenekten gelmiyoruz. Dolayısıyla oturup, “neden dünyanın hiçbir yerinde adı bile bilinmeyen ‘butlan’ garabetini önce biz icat ediyoruz, neden kayyımla siyaseti terbiye etmekten bu kadar keyif alıyoruz” diye hayıflanmanın hiçbir anlamı yok.

Biz öyle bir gelenekten geliyoruz ki o gelenekte Kur’an ve Sünnet bile özünden kopartılıp büyüsel bir atmosfere hapsedilerek dinin, hayatla ve insanla bağları zayıflatılmıştır.

Kur’an’da bireyin özgürlüğü esas alınmasına rağmen, tarihsel süreç içinde Müslüman dünyada baskın hale gelen selefi gelenek yüzünden insanın özgürlüğünün, yaratıcılığının önü kapatılmıştır.

Maalesef bu selefi zihniyet yüzünden ”Vahiyle beşeri unsurlar” arasındaki bağ zaafa uğradığı için Kur’an’ın mesajını anlama konusunda da sıkıntılar oluşmuştur.

Bu çerçevede,........

© Karar