Bu kirli zihniyetten de utanmayalım mı?
İnsanlar bireysel olarak yanlış davranışlarda bulunabilir, ahlaki anlamda haddi aşan eylemlerin faili de olabilir. Yaptıkları eylemin niteliğine göre gerek yasal gerekse toplumsal anlamda oluşacak sonuçlara da katlanırlar.
Ama öyle insanlar vardır ki onlar, başkalarına çok ciddi hukuksuzlukları, adaletsizlikleri ve haksızlıkları yaparken bu kötücüllüklerine dini bir kılıf uydurarak, kendilerini korunaklı hale getirdiklerini sanırlar. Açıkçası bu kirliliklerini temizlemek için Allah’ı bile kullanmaktan çekinmezler.
Şu günlerde kamuoyunda gündem olan Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın, eş-dost-akraba atamaları, bu konuda adeta bir laboratuvar niteliği taşıyor. AK Parti iktidarının özellikle son on yılında nepotizmin adeta zirve yaptığını artık hepimiz biliyoruz.
Şu anda iktidarın oluşturduğu ‘nepotizm süzgeci’nden geçmeden devlet kurumlarında görev alabilmek neredeyse imkansız hale gelmiş bulunuyor. Toplumun, ülkeyi yönetenlerden pozitif anlamda bir beklentisi kalmadığı için olup bitenler de sıradanlaşmış durumda.
Haliyle bu zatın hiçbir ahlaki ve insani sınır tanımadan, yaptıklarını dinle meşrulaştıran ahlaksızlığına karşı toplumda doğal olarak bir tepki yükseliyor.
Şu utanmazlığa bakar mısınız: “Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek benim inancım gereğidir ve rektörlük hakkımdır.”
Akraba atamalarına karşı çıkanları ‘ahmaklık’la suçlayan rektör, atamaların prosedüre uygun olarak yapıldığını söyleyerek iddiaları yalanladı. Anlaşılan o ki akrabalar prosedüre........
