Ağız tatlandırıcı finansal ürünler
Türkiye ekonomisi Covid 19 salgın döneminde hastalanmıştı.
2021’deki isabetsiz faiz indirim süreciyle adeta komaya girdi ve hala hasta; ancak iyileşme belirtileri de var.
Hastalık, artık ölümcül değil gibi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden iki ay sonra, Temmuz 2023’te, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı 2’ye düşmüştü. (KKM % ve döviz C)
Akran ülkelerde, mesela Brezilya ve Meksika’da TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı ’in altına düşmüyor.
Eğer bir ülkede hanehalkı, kendi milli parasına güvenmeyip büyük ölçüde dövize geçmişse, o ekonomi hastalanmış demektir.
Hasta bir ekonomiyi rayına sokmak için iki reçete kullanılıyor.
Birincisi, “dövizciler dövizde, KKM’de olanlar da KKM’de kalabilir; TCMB yüksek faiz oranlarıyla 2’ye düşmüş TL mevduat oranını tedricen artırabilir” görüşüdür. Başarı şartı zaman ve sabır.
Uygulanmakta olan acilci yaklaşım: “Para politikasının etkinliği için mümkünse ilk dakikadan itibaren ve bedeli ne olursa olsun, dövizde olanların TL’ye geçmelerini sağlanmalıdır.”
Geçen yazıda belirttiğimiz “28,5 milyar dolar” acilci yaklaşımın başarılı olmak için sunduğu bir “ağız tatlandırıcısı”ydı.
Ekonomiyi yönetenler hanehalkını, önce yurtdışındaki yatırımcıları ikna ederek, ikna ettiler.
Malum yerli yatırımcılar Türkiye ekonomisine “yurtdışındaki yatırımcı gözüyle” bakıyorlar.
Faizler yükseltildikçe 2 olan TL........
© Karar
