Usta-çırak öğretiminin dönüşü
Geçen ay Elon Musk’tan işittik: Artık üretim bandı devrinden kalma öğretim bitecekmiş. Her öğrenciye tıpatıp aynıymış gibi, aynı vadede, aynı tempo ve düzeyde öğretmeye çalışmanın devri kapanıyormuş… Kapanıyor mu? Henüz Musk’ın ifade ettiği kadar büyük bir değişim görmüyorum. Ama söyledikleri artık imkânsız değil. Bir başka işaret, ABD’den Çin’e, alıştığımıza hiç benzemeyen okulların haberleri geliyor. Amerika’da Alpha okulları zinciri, Çin’de Chengdu Zhúzi Okulu gibi.
15 Aralık 2024 tarihli “Eğitimde yapay zekâ devrimi mi?” yazımda, “İki Sigma Problemii” başlıklı araştırmasından bahsetmiştim. Bloom, çalışmasında iki öğretim şeklini karşılaştırıyor: Birincisi, bildiğimiz, sınıf içinde öğretmenin anlatımına dayanan ders. İkincisi, hoca ile öğrencisinin teke tek çalışması. Bloom’un doktora öğrencilerinin yaptığı deney, teke tek öğrenimin, alışılmıştan “iki sigma” daha iyi sonuç verdiğini göstermiş.
“İki sigma daha iyi.” bir istatistik bilimi cümlesi. Anlamı şu: Teke tek öğrenen öğrencilerin ortalama başarısı, normal sınıftakilerin yüzde doksan sekizinden iyi. Sınıfta orta alacak öğrenci, ikinci metotta pekiyi düzeyine çıkıyor.
“Ne güzel! Problem bunun neresinde?” diyeceksiniz. Problem, hikâyenin teke tek kısmında. Makul bir sınıfta — ki deneyde karşılaştırma için böyle bir sınıf kullanılmış — 30 öğrenciye bir öğretmen düşerken, teke tek sınıfında 30 öğrenciye 30 hoca gerekiyor. Bu........
