menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aslında her şey ‘iç cephe’ için

25 5
21.01.2025

İnsanlar inanmak istediklerine inanırlar. İnandıkları şeyin hiçbir rasyonel yanı olmasa da. Yoksa siyasetçilerin yapılan işler için ileri sürdükleri bahaneleri bu kadar kolay kabul etmezdik.

Mesela, bugün dünyada ve bilhassa Ortadoğu’da olup bitenler, “İçerideki ayrışmaları asgariye indirip iç cepheyi güçlendirmeyi gerektirdiği için” Öcalan’ın serbest bırakılıp DEM Parti ile işbirliği yapılmak istendiğine inanıyor kimileri.

İlk bakışta mantıklı bir gerekçe gibi görünüyor... Ama asıl gerekçenin bu olduğuna ikna olabilmek ancak gözümüzün önünde olup biten hadiseleri görmezden gelmemiz şartıyla mümkün. Nitekim bunu yapıyoruz, gördüklerimiz inancımıza zarar vermesin diye gözümüzü kapatıyoruz.

Öcalan’ı çıkarmayı öngören proje kimilerine terör tehdidini ortadan kaldırmak, kimilerine Kürt sorununu çözmek, kimilerine de iç cepheyi tahkim etmek amacıyla izah ediliyor. Beğenen beğendiğini alıyor.

Terör tehdidi böyle mi çözülecek diyen yok, Türkiye topraklarında terör zaten bitirilmiş değil miydi diyen yok… Bugünkü asıl tehdit Suriye’deki oluşum değil miydi diyen yok… Suriye’deki tehdidin izale edilebilmesi ABD’nin tutumuna bağlı değil miydi diyen yok… ABD ile yapılacak pazarlığa ve anlaşmaya bağlı olan bir hususta Öcalan’ın dağdaki adamlarına silah bırakma çağrısı yapması neyi değiştirecek diye soran yok.

Dünyanın ve bölgemizin yeniden şekillendiği “böyle bir ortamda” iç cepheyi tahkim etmek gerektiği muhakkak. Ama burada da şu çok basit soruyu sormak aklımıza gelmiyor: “Böyle bir ortamda” ana muhalefet partisi ile de işbirliği yapmak gerekmez mi “iç cephenin güçlendirilmesi” için? Niye bunun tam tersi yapılıyor? Son yerel seçimde en yüksek oyu alan partiye topyekun saldırı başlatmak, dışarıya karşı iç cepheyi tahkim etmek amacına hizmet mi........

© Karar