Savaşı ‘hızlı’ olan kazanır!
Son bir haftada art arda medyaya düşen üç haber, savaşın karakterinin nasıl değiştiğini tek başına anlatmaya yetiyor. Amazon, Bahreyn’deki AWS (Amazon’un bulut sistemi) bölgesinin bir kez daha drone faaliyeti nedeniyle “kesintiye uğradığını” açıkladı. Rus çiftçiler, Ukrayna drone saldırılarını önlemek için uygulanan mobil internet kesintilerinin ekim sezonunu aksattığını söylüyor. Geçen hafta da ABD’nin el koyduğu alan adlarından sonra İran bağlantılı Handala grubunun sitesi bir gün içinde yeniden ayağa kalktı.
Bütün bunlar şunu söylüyor; modern savaş artık yalnızca pist, rafineri, liman ya da karargah vurmuyor. Bulutu, mobil ağı, uygulamayı, hatta bir ülkenin gündelik reflekslerini hedef alıyor. Bir devletin “sinir sistemi” dediğimiz şey internet, uydu, GPS, veri merkezi, ödeme altyapısı ve lojistik yazılımdan oluşuyorsa, savaşın yeni mantığı da çok açık: Kaslara saldırmadan önce sinir uçlarını felç et. Bunu başardığınızda bazen tankı vurmadan düzeni yavaşlatmanız yetiyor.
Mart başında İran’da yaşananlar bu yeni mantığın en net örneklerinden biriydi. ABD-İsrail saldırılarıyla eşzamanlı bir siber dalga, İran’daki birçok siteyi ve hizmeti vurdu; BadeSaba adlı popüler dini takvim uygulamasına “silah bırakın, halka katılın” çağrıları basıldı. Aynı saatlerde ülkenin internet bağlantısı da neredeyse asgari seviyeye düştü. Bu, klasik anlamda yalnızca “hack” değildi. Toplumun ekranına müdahale ederek moral, refleks ve algıyı hedef alan bir operasyondu.
BAĞLANTI KESİLİRSE ÜRETİM DURUR
Rusya örneği de aynı gerçeği başka bir yönden doğruluyor. Son haftalarda Moskova dahil birçok bölgede mobil internet kesintilerinin yoğunlaştığı; bu kesintilerin sınır bölgelerindeki çiftçilerin zorunlu dijital bildirim sistemlerine erişimini bozduğunu iddia ediliyor. Yani cephedeki drone tehdidine verilen yanıt, tarladaki ekim planını ve tahıl raporlamasını vuruyor. Bu artık “yan etki” değil; dijital bağımlı bir ekonomide doğrudan savaş sonucu. Bir ülkenin üretim kapasitesi, bazen bir füze isabetiyle değil, bağlantının kesilmesiyle aksıyor.
Yeni savaşın dikkat çekici eşiği şu; veri merkezleri artık sadece altyapı değil, hedef. AWS bunun son örneklerinden biri oldu. Reuters’a göre Bahreyn’deki AWS bölgesi yeniden drone faaliyeti yüzünden aksadı. Daha önce de BAE’de iki AWS tesisinin vurulduğu, Bahreyn’deki bir merkezin ise yakın saldırıdan zarar gördüğü bildirilmişti. Sonuç, yalnızca teknik bir arıza değildi; bağlantı ve elektrik kesintileri bazı finans kuruluşlarını da etkiledi. Bir zamanlar petrol rafinerisi neyse, artık veri merkezi de o. Çünkü ekonominin hafızası, işlemleri ve yönetim omurgası burada duruyor.
Bu tablo, siber alanın da “vur-kaç” mantığından çıktığını gösteriyor. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı dört alan adına el koyduktan sonra İran bağlantılı Handala grubu bir gün içinde yeni alan adıyla geri döndü. Üstelik bu grup, 11 Mart’taki Stryker saldırısının sorumluluğunu üstlenen yapı olarak dosyaya girmişti. Buradaki mesele yalnızca bir hack grubunun geri dönmesi değil. Devletler ve şirketler artık yalnızca saldırıyla değil, saldırının tekrar üretilebilme hızıyla da mücadele ediyor. Dijital savaşta “kapatmak” ile “bitirmek” artık aynı şey değil.
Savaşın bu yeni biçimini anlamak için pahalı platformlar kadar ucuz araçların ekonomisine de bakmak gerekiyor. İran’ın Şahed tipi düşük maliyetli drone’larıyla ABD’nin milyonlarca dolarlık önleyici sistemleri arasındaki mali uçurumu açık biçimde gösteriyor. Saldırı ucuzlarken savunma pahalanıyor; ordular da bu yüzden elektronik karıştırıcı, önleyici drone, lazer ve mikrodalga gibi........
