menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bilimin itibar açığı: Epstein dosyaları

27 0
28.02.2026

Jeffrey Epstein vakasının en kolay tüketilen tarafı fotoğraflar, ünlü isimler ve skandal başlıklar. Daha zor ve daha önemli tarafıysa, bu ağın yıllarca nasıl işlediği: itibarın nasıl taşındığı, nasıl paylaşıldığı ve nasıl satın alınabildiği.

Şubat ayı boyunca kamuya açılan yeni belge yığınları (e-postalar, ajandalar, fotoğraflar, farklı kayıt parçaları) bir tabloyu yeniden kurdu. Epstein’in akademiyle ilişkisi “tek seferlik bir bağış” ya da “bir konferansa katılım” seviyesinde değil. Daha çok, akademinin sinir uçlarına dokunan bir aracılık ve erişim sistemiydi. Nature’ın bu ay yayımladığı analiz, bazı araştırmacıların Epstein’e yayınlar ve vizeler gibi konularda danıştığını ve bağların önceki bilinen çerçevenin ötesine geçtiğini yazdı.

Aynı dosya dalgasını daha geniş anlatan kaynaklar oldu. Scientific American’ın DOJ (Department of Justice / ABD Adalet Bakanlığı) belgelerine dayanan değerlendirmesi, Epstein’in bilimle ilişkisinin sadece bağış üzerinden değil, yayıncılık ve görünürlük üzerinden de bir “meşruiyet devşirme” mekanizması olduğunu anlatıyor.

Dosyalarda dikkat çeken bir ayrıntı var,: MIT’li kuantum fizikçisi Seth Lloyd’un çalışmalarıyla ilgili Scientific American’da yayınlanması düşünülen bir içerikte, “Jeffrey” adının başlığa da eklenmesi gibi bir fikir geçiyor. Dergi bunun yayımlanmadığını söylüyor. Bu küçük ayrıntı bile, Epstein’in bilimi sadece desteklemek için değil, bilim üzerinden kendi adına prestij devşirmek için de kullanmak istediğini gösteriyor.

Peki bilim insanı Epstein’le neden temas etti? Bu sorunun romantik bir cevabı yok: Fon, ağ ve prestij. Akademide para bulmak zor; büyük bağışçılar yalnızca kaynak değil, bazen “kapı” da getirir. Epstein’in hikayesi, işte bu kapıların nasıl açıldığını ve kimi zaman nasıl “normalleştirildiğini” gösteriyor. Scientific American’ın kapsamlı arka plan yazısı da, Epstein’in bilim insanlarını toplamasının bir “entel hobi” olmadığını; hayırseverlik görünümüyle erişim satın aldığını ve özellikle büyük kurumlarda “saygınlık” biriktirdiğini anlatıyor.

Ama bu sefer dosyalar yalnızca konuşulmuyor; “kurumsal sonuç” üretmeye başlamış görünüyor. Dosyalar yeniden gündeme geldiğinde çoğu zaman “iki gün konuşulur” diye bakılıyor ama bu sefer öyle olacak gibi değil. Mesela geçen hafta iki gelişme oldu:

Nobel ödüllü nörobilimci Richard Axel (Columbia Üniversitesi, 2004 Nobel Tıp/Fizyoloji) Epstein’le ilgili uzun süreli temasları yeniden gündeme gelince, Columbia’daki Mind Brain Behavior Institute’te yürüttüğü eş-direktörlük görevinden ayrıldı.

Harvard’da matematiksel biyolog Martin Nowak (evrimsel dinamikler alanında tanınan akademisyen) Epstein bağlantıları nedeniyle üniversite içinde yeniden inceleme sürecine alındı. Nature, bu incelemenin bir “izin” süreciyle birlikte yürüdüğünü yazdı; aynı güncellemede Harvard’ın eski rektörü, ekonomist Lawrence Summers hakkında da kurum içi değerlendirmelerin sürdüğü belirtildi.

Sadece bu örnekler bile, tartışmayı “kişisel ahlak”........

© Karar