menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rojava ile 66. Madde Kıskacında Umut…

22 15
07.03.2025

Yaşanan süreçte ortak ruh halimiz genellikle “temkinli iyimserlik” olarak tanımlanıyor… Ben bu süreci destekliyorum ve coşkuyla iyimser olmak istiyorum.

İyimserlik tabii ki çok iyi bir şey ama şu soruyu da sormamız gerekiyor: Neden insanlar “temkinli”?

Galiba bu temkinlilik hem geçmişte kötü sonuçlanan tecrübelerimizden hem de henüz net cevap alamadığımız ortak ve popüler sorularımızdan kaynaklanıyor.

Herkesin sorduğu ilk soru, süreç Devlet Bahçeli’nin inisiyatifinde yürürken hem devlet başkanı hem de AKP Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan neden sürece mesafeli yaklaşmaya devam ediyor? Bu çok merak ediliyor.

Kürt Sorunu gibi çok hassas, kronik hale gelmiş bir toplumsal sorunu radikal adımlar atarak bir noktaya getirmek için “en muhalif” olanın devreye girmesi elbette itirazı sınırlandırır. Ortamı yumuşatır, tansiyonu düşürür. Bu açıdan Devlet Bahçeli inisiyatifi mantıklı.

Ancak bu yanıtlar, Erdoğan’ın sürece bunca mesafeli durmasını açıklamak için yeterli değil.

Erdoğan'ın siyaseten daha evvel bu tecrübeyi yaşaması ve negatif bir sonuç alması, daha temkinli davranmasının bir nedeni olabilir. Muhtemelen sürecin artı ve eksilerini izleyip hesaplıyordur.

Terörsüz Türkiye” projesi sağlık, sıhhat kazandıkça, siyasal avantaj sağladığını gördükçe Erdoğan daha fazla sahiplenebilir.

Erdoğan’ın bu mesafeli duruşu “AKP ile MHP arasında bu konuda fazla ahenk yok” iddiasını da güçlendiriyor.

Bu iki partinin........

© Karar