menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vicdanınızın sınırı nerede başlıyor, insan olduğunuzu nerede hatırlayacaksınız?

79 0
13.06.2026

Cumhur İttifakı’nın TBMM sıralarında oturan özellikle AK Partili ve MHP’li anne milletvekillerine ve kızları, kız torunları olan erkek milletvekillerine sesleniyorum.

Sizin vicdanınızın, adalet duygunuzun sınırı nerede başlıyor, nerede bitiyor? İnsanlık duygunuz hangi noktada devreye giriyor, kırmızı çizginiz nedir mesela?

“Bizler” ve “onlar” diyerek böldüğünüz; kutuplaştırdığınız, ötekileştirdiğiniz, acımasızca düşmanlaştırdığınız, acıları bile mahalle mahalle ayırdığınız ülkemizde “sizden” görmediğiniz bir vatandaşın başına ne gelirse yüreğiniz sıkışır mesela?

İnsanlığınızın sınırı nedir?

Bu ülkede insanlık dışı ne yaşanırsa sizler insanlığınızdan utanırsınız? Hangi adaletsizlik karşısında “siyaseti de iktidarı da batsın” dersiniz?

Acı eşiğiniz nedir mesela? Ben şu haksızlığa dayanamam dediğiniz ne var mesela? Başınızı yastığınıza koyduğunuzda haksızlığın, hukuksuzluğun hangi boyutu sizi uyutmaz mesela?

Zulmün hangi çeşidi gecenize karabasan gibi çöker, kendinizi sorumlu hissedersiniz?

Hangi adaletsizlik, hukuksuzluğun hangi boyutu yakalarınızdaki parti rozetlerini delerek kalplerinize ulaşır, yüreklerinizi sıkıştırır?

En büyük ahiret korkunuz nedir?

Samimiyetle merak ediyorum…

72 yaşındaki Alzheimer hastası İbrahim Güngör cezaevinde öldü. Kızını bile tanımıyordu, beynine sant takılmıştı; şeker ve prostat hastasıydı. Tek başına yaşamını sürdürebilmesi mümkün değildi. Kızının feryadı yeri göğü inletti. Ama kulakları sağır eden feryat bir tek sizin kulaklarınıza ulaşmadı. Vicdanınız zerre kadar sızlamadı, yüreğiniz titremedi. Kaşınız oynamadan, gözünüz kıpırdamadan “FETÖ’cü” dediniz ve geçtiniz.

KHK ile ihraç edilen eski komiser yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu, Gümüşhane E Tipi Kapalı Cezaevinde tek kişilik hücrede, plastik bir sandalyede hayatını kaybetti. O fotoğraf bir ülkede yeri yerinden oynatması gerekirdi ama iktidar konforunun körelttiği vicdanlarınız sızlamadı maalesef.

İnsan Hakları Derneğinin o da tespit edebildiği kadarıyla (çünkü Adalet Bakanlığı artık veri yayınlamıyor) cezaevlerinde 2 bine yakın hasta mahkum var bunların 500’e yakını ağır hasta, 300’e yakını ise tek başına yaşamını sürdürebilecek durumda değil, 105’i ise desteğe ihtiyacı var, 188 mahkumun sürekli tıbbı kontrol altında olması gerekiyor.

Polis, Ankara’da Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dayanışma Derneği’nin eylemine katılan üniversite öğrencisi Merve Demirel’i gözaltına alırken bir kadının asla dokunulmaması gereken yerine dokundu, bu cinsel tacizdi. Görüntüler apaçık ortadaydı. Vicdanlar yaralandı, yürekler sızladı. Ama iktidarınız İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çıktı “DHKP-C’li proje kadın” dedi tacizi “kargatulumba gözaltı, polisimi ezdirmem” dedi. Ankara Emniyet Müdürlüğü “Babası FETÖ’den ihraç” açıklaması yaptı!

‘DHKP-C’li olması, babasının FETÖ’den ihraç olduğu bilgisi’ yürekleriniz ferahlattı, zerre kadar vicdanlarınız sızlamadı, yürekleriniz sıkışmadı. Bir tanenizde çıkıp “ne münasebet bu insanlık dışı........

© Karar