Peruk gibi hüzünlü
Lütfen dikkat!” sözüne kulak kesilenler ve her an kendi adının son çağrı vesilesiyle zikredileceğinin tedirginliğini yaşayanlar…
Evet havalimanındayız.
Bir havalimanını sevmek veya en azından özlem hissiyle yaklaşmak belki garip gelir bazılarımıza. Ama öyle bir duygusal bağın mevcudiyeti artık şaşırtmıyor beni.
Geçmişte tren garları vardı. Ulaşım maceramızın merkezinde, tam ortasındaydı tren seyahatleri. Sonra otogarlar var işte. Ülkemizin demiryolları ile arasına mecburi bir siyasi mesafe koyuldu ve otogar maceralarımız başladı.
Ayrılıklara, kavuşmalara tanıklık etti; öykülere, romanlara girdi o mekânlar. Nice filmlere esin kaynağı oldu, geride acı tatlı hatıralar bıraktı.
Şimdilerde ise daha çabuk, daha pratik ve daha konforlu ulaşım araçları var. Çeşit çeşit uçaklar var. Havalimanları var, yeni geçiş güzergâhları........
© Karar
