Kılıçdaroğlu - Dibe vuruş bitmemiş demek...
Hâlâ “Siyasi ahlâk”tan, “Arınmak”tan, “Arındırmak”tan söz ediyor ya, şaşırıyorum. “Kötü bitiş” diye yazmışım, onun Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tur arasında, yola birlikte çıktığı 5 siyasi liderden habersiz Ümit Özdağ ile pazarlık yapıp bakanlık paylaşımında bulunmasını…
Yazım 23 Temmuz 2023’te yayınlandı Karar’da… Benim gözümde hâlâ o olay “siyasi ahlâk iflası”nın tipik örneğidir. Şimdi önce o yazımı okuyun lütfen, sonunda birkaç kelime daha yazacağıım:
“Evet bu bir “Bitiş”tir. Ve tabii “Kötü” bir bitiştir.
Kılıçdaroğlu’nun siyasi vaziyeti yani… Kendisi hala farkında değilse o da artık “pişkinlikten öte bir durum” olarak yorumlanacaktır. Ya da kafası samuray kılıcı ile kesilip de hala yerinde durduğu zannedilen görüntüler gibi acayip bir durum. Kılıçdaroğlu bundan böyle “Güvenilirlik”ten bahsedebilir mi? Ya da kim güvenir artık Kılıçdaroğlu’na?
Bir kere 6 liderle yola çıkmışsınız. Seçim sürecinin en kritik safhasında bir başkası ile pazarlık yapıyorsunuz, protokol imzalıyorsunuz, ona üç bakanlık ve MİT Başkanlığı sözü veriyorsunuz, nasıl bir iş bu?
Ve bunu diğer payraşlarınızdan, sizin için siyasi kariyerleni, partilerini ortaya koyan insanlardan gizliyorsunuz. Nasıl yaptınız bunu?
Seçimi kazandığınızda diğer paydaşlara, “Yeni Muktedir” rolleri içinde emr-i vaki yapacağınızı mı hesapladınız, yoksa yazılı protokolü inkar edip, Ümit Özdağ’a tavır koyacağınızı mı düşündünüz? O gün nasıl bir fırtına kopacağı aklınıza gelmedi mi?
“Yoksa seçimi nasıl olsa kazanamayız” gibi bir peşin yenilgi mi vardı aklınızda da…. Ama öyleyse neden “Üç bakanlık ve MİT başkanlığı” vadinde bulunasınız ki?
Bunun adını saflık mı koymak lazım, kurnazlık mı, bilemedim ki… Seçim bitiyor, orada, Kılıçdaroğlu’nun -her nerde........
