menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suçlu arayan kendine baksın

12 6
06.02.2025

Yıllardır kontrolsüz gücün bütün dengeleri altüst edişini yaşıyoruz. Aydın dediklerimiz, usulüne göre, sert veya yumuşak, mizacının yönlendirdiği şekilde söyleyecektir.

Bugün konuşmak yiğitlik ister” denmesini elbette anlıyorum. Fakat gördüğünü söylemek aydın için her şartta aydınlık gereğidir. Aydın, söyleneceklerin birilerinin hoşuna gidip gitmemesine değil, hakikate bakar.

Günün yöneticilerine olup bitenlerin suçunu geçtik, kabahati konduramıyorsanız bataklığın derinleştiği yerdesiniz. Avustralya’da bir bakan öğle yemeğine makam aracıyla gittiği için kıyamet kopuyor. Bizimkiler Cuma namazına bile araç ve koruma ordusuyla gidiyorlar. Düşünmüyor ve halkın parasını böyle harcamaktan çekinmiyorlar.

Hâkim ve savcı atama kuraları siyasetin gölgesinde Külliye’de çekiliyor. Olacak iş değil. Orada adaylardan Özlem Zengin’in yeğeninin anons edilmesine kadar varan vıcık vıcık bir kayırmacılık görüntüsü veriyoruz. Olacak iş değil! Sonra birileri olur olmaz sebeplerle içeri alınıyor, alay eder gibi “bağımsız yargı”dan bahsediyoruz.

Kanun-nizam dâhil, kuralların hükmü kalmayacak kadar ileriye giden bir hâkimiyet sarhoşluğunun pençesindeyiz. Bozulmayan tarafımız hemen hemen kalmadı. Bunları söyleyemiyor ve konuşamıyorsak bu dehlizden çıkamayız.

Aydın için prensipler önemlidir. Özellikle gücü verdiklerimizi eleştirmesi değişmez kanundur. Şu parti bu parti bakmaz. Yanlışlık gördüğü yerde herkesi eleştirir. Hakikati tespitte elbette yanılabilir. Kendi yanlışlarını da rahatlıkla kabul eder. Her manada yiğitlik ve yüksek karakter(seciye) isteyen bir iştir.

Bütün zamanlarda azdan az olan yüksek karakter sahibi insandır. Namuslu........

© Karar