menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gücü verdiklerimiz sorumluluktan kaçamazlar

36 0
23.04.2026

Yalanlardan dolayı bir türlü düzlüğe çıkamıyoruz. Yönetenler halka her zaman doğruyu söyleyemeyebilirler. Fakat söyledikleri doğru olmalıdır. Yoksa dün olduğu gibi, bugün olduğu gibi yalanlar toplumu zehirler.

Evet hakikati aramıyoruz. Doğru da değiliz, doğrudan yana da görünmüyoruz. Bu sahtelik bizi toptan zehirlemiş görünüyor. İyilerin, doğruların sesi de argo tabirle gargaraya getirilince veya bastırılınca olan oluyor. “Bu böyle gitmez! Sonu bataktır” diyenleri duymamıştık, duymuyoruz. Maalesef, aynı yerden işaret alanlar devlette ölçü-ayar-sıra-saygı bırakmadılar. Koro halinde “haysiyet cellatlığı”na devam ediyorlar diyenlere “Şurada yanlışınız var” bile diyemeyecek haldeyiz.

Devlet hayatında olmayacak iş, kuralların askıya alınmasıdır. Ehliyetsizliğin kök salmasıdır. Ehliyetsizi bir yere getirenin durumu önemlidir. Bilgisizliği, yetersizliği olabilir. Yanılarak da yanlış seçim yapabilir. Bizde şimdi yaşanan bunlar değildir. Psikolojik sebeplerle seçilmiş ehliyetsizliğin tercih edildiği yerdeyiz ve burada kök salan başka bir şeydir. Otokrasi, tek adamcılık, otoriterlik gibi adlandırmalarla konuşur hale geldik.

Her deneni yapacak adam arıyoruz. O tip adamlar kanuna-ölçüye bakmaz. İş bilmeyebilir. Daha vahimi bildiğini inkâr edenlerden olabilir. İşe konanlardan bilenin, bilmeyenin yapacağı bellidir: Ne denirse o. Doğruların yerini talimat alınca işler kolaydır. Kim ne derse desin! Ne olursa olsun, ne diyeceğini, nasıl davranacağını bilirsiniz. Kıyamet de kopsa doğru tektir: Efendimin dediği.

Sanırsınız ki bu şaşmaz sadakattir. Yalancının mumu yatsıya kadarsa, bunlarınki de bir başka gücün öne geçmesine kadardır. Bu da bilinir. Bilindiği........

© Karar