Doğrudan kaçış salgınında doludizgin ilerliyoruz
Memleket kaynıyor. Bizim kafalarımız da ayrı tellerden çalarak kaynadığı için kaynıyor. Sosyal anlaşma (kontra sosyal)mızda problemler vardı. İyice ayrıştık. Artık birleşecek değil ayrışacak mesele arıyoruz. Görünüş bu ve çeşitli yönlerden anlayacağımız bir mesele halinde önümüzde dağ gibi duruyor.
Benim için halimizi anlama kılavuzu, şaşmaz anketlerden biri dediğim yazdıklarımıza gelen tepkilerdir. Aynı konuyu değişik açılardan ve farklı düşünce terbiyesi içinden bakarak yazanlardan birkaç ismi seçerek epeyce sağlam bir ortalama elde edersiniz. Bizim Karar gazetesi bunun için iyi bir laboratuvardır. Hemen her düşünceden, her konuda kalem oynatan var. Sosyal ilimlerden ve sanatlardan gelenler de, fennin şâhikasında dolaşarak hayata bakanlar da var. Siz buna okuduğunuz, yorumlara izin veren bir iki gazeteden muhâlif-muvâfık bir iki yazarı da ekleyebilirsiniz. Yazıları okuma kazancı yanında, yorumlar tam bir memleket fotoğrafı değilse de şöyle böyle dünya ve memleket meseleleriyle ilgilenen okuyucu fotoğrafı verdiğini rahatlıkla söylerim.
BEN NE DİYORUM, O NE ANLIYOR?
Genellikle yazılara gelenler anlamak isteyenden çok taraftar yorumları. Yazanların çoğunluğu, sizi de bir taraftarlıkta konumlandırıyor ve oradan ya alkışlıyor ya yuhluyor. Belli adreslere mesaj verme endişesi taşıyanlar çok. Üçüncü ve küçük bir grup var ki düşünüyor ve düşüncesini yansıtıyor. Aykırı da olsa memnun oluyorsunuz. İyi ki onlar var. Yoksa yazdığını yayınlamanın tadı iyiden iyiye kaçardı.
Anlayacağınız, manzaramız sisli, puslu. Görüş mesafesi daraldıkça daralıyor. Kaygan ve kaypak bir zeminde olduğumuzu durmadan ihtar eden şartlardayız.
Yorumcuları kabaca üç ana kategoriye........
