ANILAR GÜZELDİR!
Bozuk şeyleri gördükçe görmezlikten geliriz; hatta atacak zamanımız yoksa da onu bir yere sıkıştırıp hapsederiz! Artık gözünüzden düşmüş, eski değerini kaybetmiş, onunla olan bağını kesip atmışsındır. Ne de olsa cansız bir varlıktır senin gözünde
Boynunda asılan, maddi değeri olmayan, ancak okulda bir arkadaşının sana verdiği, onu takarken heyecandan tirtir titrediğin bir kolye mi? Yoksa saçının dağınıklığını o yumuşak elleriyle düzelten, ancak şimdi yanında olmayan, dünyanın en güzel varlığı annenin kullandığı tarak mı?
Yoksa hani hafta sonları banyonuzda yanan bakır kazanın ısıttığı suyla yıkanırken kullandığınız o işlemeli hamam tası mı? Ayakkabını giymende o çok sevdiğin babana da yardımcı olmuş bir ayakkabı çekeceği mi? Daha sayayım mı?
Şimdiye kadar sizde yüzlerce hatırası olan, hayatın gitgel dalgasına kapılmayıp evde oturduğun ve bolca zamanın olduğu bu günlerde neleri hatıralarıyla yok ettiğinizi bir düşünün!
Babanı veya anneni ilk gözlükle gördüğünde neler düşündüğünüzü... İçinden geçenleri ve o ilk gördüğün anı gözlerini kapatarak bir düşünün! Şimdi size soruyorum o gözlük nerde?
Babanız veya dedenizin kravatsız dışarı çıkmadığı dönemlerde uzaktan eve gelirken şal desenli kravatına hayranlıkla baktığın ve "Bir gün ben de takacağım!" dediğin o çok sevdiğin kravat nerde?
Annenizin aynanın karşısında süslendikten sonra koluna taktığı -hani siz de çok sevmiştiniz- anneniz olmadığında koluna takıp........
