DÜNYAYI HER GÜN YENİDEN ANLAMAK!
Sanat, duymak, düşünmek, yorumlamak, yeni dünyalar kurmaktır. Bu tanımı hoş bulanlar çıkabileceği gibi, “sanatın tanımını” eksik, yetersiz bulanlar da çıkacaktır. / Sanatta altyapının oluşmasında sınırları görmekte yarar vardır ve o da insandır. / Düşünmek ilk soruyu sormakla başlar. Tıpkı ilkel insanların mağara duvarlarına çizdikleri hayvan resimlerinden insana ve yazıya yükselmeleri gibi… Duymak, duyduklarını, düşündüklerini, gördüklerini resmetmek gibi…
“İslam'a göre sanat, fıtri bir olgudur. Yaratıcının rızasına ulaştıran bir araçtır. İslam'da sanat, ilahi hakikati arama faaliyeti ve ona ulaşmak için bir vasıtadır. Müslüman sanatçı güzelliği yarattığına değil-o zaten yaratılmıştır- keşfettiğine inanır. İslami sanat genellikle mimari, hat, tezhip ve çini gibi alanlarda zirveye ulaşmıştır.” İslami sanatta insan taş kadar yer almamıştır.
Batı’da sanat dünyaya, yaşamaya değer verip yüceltirken, her anın anlamını ve tadını çıkarmaktadır. İslami inançta “önemli ve değerli olan” “Tanrı’ya ulaşmak ve öteki dünyayı mamur kılmaktır.” İnsan bu “dünya gailelerini önemsemez”, ödül olan cennet tüm amaçların yöneldiği yerdir. Bu yüzden sanatın anlamı, yorumlanması iki dünya arasında büyük farklılık, hatta “karşıtlık” göstermektedir. Batı, cenneti bu dünyada yaratmak isterken Doğu, öteki dünyada arar. Batı “Tanrı’yı değil, insanı ön pılana çıkarır.” Dünyayı ve yaşamayı önemser.
Rönesansın, Reformun getirdikleriyle yaratılan akılcılığın, bilimin, aydınlanmanın; skolastik felsefe ve inançla eğitim veren okulların müspet bilime yönelmelerinin sonucu daha bir dünyalı olmak, dünyayı daha bir anlamak ve değerlendirmek için geliştirilen yeni yöntemler, yeni görüşler ve düşünceler filizlendi, yaygınlaştı, büyüdü, gelişti, “Batı düşüncesini, Batı anlayışını, Batı’nın yaşayışını, sanatını, felsefesini, Batı’nın dünya görüşünü yarattı.” Gelişen teknoloji ve sanayiyle yeni bir toplumunun “sanayi toplumunun” oluşmasına neden oldu.
Kilise etkinliğini yitirdi, yönetimler değişti. Din adamlarının yerini bilim insanları, sanatçılar, gazeteciler aldı; okullar bilginin, düşüncenin, eğitimin merkezi oldu. Akıl, bilim, teknoloji ve sanayi yeni bir uygarlığın temeli oldu. Felsefe, uzmanlaşan bilimin ayrılıklarıyla daha da zenginleşti. Resim, müzik, heykel, edebiyat........
