CHP’ye Yapılan Saldırıyı Doğru Okumak
Öncelikle CHP’ye yapılanın büyük bir saldırı olduğu kabul edilmeli. Bir parti içi sorunsaldan öteye iktidarın öyle ya da böyle yönlendirip biçimlemeye çalışmasıyla ilgili bir proje denebilir. Daha da önemlisi olası iktidar seçeneğinin sıradanlaştırılması, güçsüzleştirilmesi. Yeniden “Cumhuriyet Rotası” stratejisi oluşturma çabalarından CHP’yi uzak tutmak; değişik Cumhuriyetçi siyasi örgütlenmelerle olası ilişkilerini sistem dahilinde tutmak ve iç sorunlarıyla cebelleşen bir CHP’yi daralmış alanına hapsetmek.
Bu Cumhuriyetle nitelik olarak hesaplaşmak isteyen iktidarın önemli oranda yol almasını sağlayacak bir adım olacaktır, çünkü. Böylesi kesin bir yargı ile başlamamın nedeni son günlerde siyaset adına yaşanan kısır polemiklerin yaygın muhatap bulması. İktidar seçeneğinin toplumsal gerçekçi bir temele dayandırılmayıp, Cumhuriyetin, Türk Devrimi’nin vazgeçilemez ilkelerinden, olmazsa olmazlarından uzaklaşılarak karalama kampanyasına dönüştüğü/dönüştürüldüğü, popülist bir tavırla siyaset yapıldığı günlerden geçiyoruz. Bu nedenle saflaşmanın doğru düzlemde yapılamadığı dahası yapılmadığı, ayağı yere basan siyaset yerine “ben” i önceleyen sekter yaklaşımların yoğunlaştığı kırılma günleri…
CHP’deki ayrışmayı salt “Butlancılar” ile ayrılıp YENİ Parti’yi kuranlar arasındaki bir saflaşmadan ibaret görmek fotoğrafın tamamını görmemek olur. Kuşkusuz CHP’ye yapılan büyük hukuksuzluk ve “yasal” kılıflı “keyfiyet”! Son dönemde her yeni sabaha henüz uyanmadan yapılan zincirleme hukuksuzluklardan bir tanesi. Farklı cephelerde kanıksatılmak istenen bir oldu-bitti mi demeli; bitmiyor oysa! Türkiye’nin dönüştürülme siyasetinin bir parçası olarak dayatılan fotoğraf birçok siyasi merkezin yanında elbette CHP’yi de kapsayacaktı. Ülkemizin yeniden biçimlenişinin bir ayağı, önemli bir adımı olarak........
