TÜRKİYE ANCAK KENDİ GÜCÜYLE VAR OLABİLECEKTİR
Bugün İran’a sözde, Müslüman oldukları bilinen devletler tarafından yapılan ihanet, aslında hafızalarımızda taptaze duran bir yaranın yeniden acıtılmasıdır. Daha dün, 1. Dünya Savaşı’nda aynı devletler tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na yapılanları unutmak mümkün müdür? Asırlarca koruduğu, adalet götürdüğü Orta Doğu coğrafyasından, bir milyon evladını şehit bırakarak, hüzünle ayrılmak zorunda bırakılan bir imparatorluğun bakiyesiyiz.
Dün Kudüs yollarında, Kanal cephesinde, Sina çöllerinde Mehmetçik’e karşı İngilizle birlikte olan zihniyet; bugün de bölgenin istikrarı yerine küresel sömürgeci güçlerin taşeronluğunu yapmayı tercih etmektedir. Bu, sadece bir siyasi tercih değil, tarihsel bir karakter aşınmasıdır.
Bugün dillerden düşmeyen "İslam Ümmeti" kavramı, ne yazık ki sosyolojik bir arzudan öteye geçip siyasi bir blok oluşturma yeteneğini kaybetmiştir. Tarihsel süreçte mezhepsel prangalardan kurtulamayan yapılar; ortak bir düşmana karşı saf tutmak yerine, kendi içlerindeki "öteki"yi yok etmeye odaklanmıştır. Bir yanda soykırım yapan bir zihniyete sessiz kalan yapılar; diğer yanda aynı kıbleye döndüğü kardeşini "baş düşman" ilan eden sakat bir dindarlık anlayışı... Bu tabloda "ümmet" kavramı,........
