BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ!
Doğanın şakası yoktur; hele ki konu Doğu Karadeniz ve Karadere vadisi olduğunda...
Araklı, coğrafi yapısı gereği Doğu Karadeniz sahilinde deniz seviyesinde yer alan tek ilçe olma özelliğini taşıyor. Bu durum, onu felaketler karşısında hem son derece hassas hem de doğrudan hedef konumuna getiriyor.
Karadere’nin, daraltılmış ve sıkıştırılmış yatağından taşarak ilçeyi bir balçık ve çamur deryasına çevirmesi ne bir felaket senaryosudur ne de uzak bir ihtimal. Bu, göz göre göre gelen ve bilimsel verilerle kapımıza dayanan somut bir tehdittir.
KÜREM-DER Genel Başkanı, Orman Yüksek Mühendisi ve İstanbul eski Orman Bölge Müdürü Sayın Faruk Çebi’nin defalarca vurguladığı, bilimsel temellere dayanan uyarılara rağmen yetkililerin sergilediği bu eylemsizlik ve sessizlik kabul edilebilir değildir.
Aklıselim ve mühendislik mantığı bize çok net bir yol haritası sunuyor. Önümüzde hem Araklı’yı muhtemel bir afetten kurtaracak hem de bölgeye değer katacak mükemmel bir fırsat var:
Kıyıdaki Setin Kaldırılması: Konakönü ile Küçükdere arasındaki Sahil Yolu iptal edilmeli, Araklı’nın denizle arasında adeta bir baraj görevi gören ve olası su baskınlarında tahliyeyi imkânsız kılan set ortadan kaldırılmalıdır.
Güney Çevre Yolu Hamlesi: İptal edilen sahil yolunun yerine, ilçenin geleceğini ve ulaşım altyapısını rahatlatacak........
