KOLTUĞUNDAN BÜYÜK OLMAK
Siyasette makam sahibi olmak başka, siyasi ağırlık kazanmak başkadır.
Makam kararnameyle, seçimle, parti iradesiyle gelir. Siyasi ağırlık ise zamanla oluşur. Duruş ister, cesaret ister, gerektiğinde risk almayı, gerektiğinde kendi mahallene itiraz etmeyi gerektirir.
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık'ın son dönemde dikkat çekmesinin temelinde tam da bu ayrım var.
Çözüm süreci çerçevesinde gündeme gelen yasal düzenleme konusunda ortaya koyduğu tavır, sıradan bir fikir ayrılığının ötesinde okunmalı. Kendi genel başkanının olumlu yaklaşımına rağmen kanaatini saklamadı. Siyasi geleceğini garantiye almak adına kelimelerini eğip bükmedi. Karşı olduğu yerde durdu, düşüncesini açıkça söyledi.
Bugünün siyasetinde bunun bir karşılığı var.
Çünkü Türk siyasetinin temel problemlerinden biri, parti disiplini ile siyasi şahsiyet arasındaki çizginin giderek silinmesidir. Yukarıdan gelen her cümlenin aşağıda alkışlandığı, itirazın sadakatsizlik sayıldığı bir siyasi kültür güçlü kadrolar üretmez. Aksine birbirinin benzeri siyasetçiler üretir.
Oysa siyasette karakter biraz da herkes aynı tarafa bakarken başka bir şey görüyorsanız bunu söyleyebilme cesaretidir.
Mustafa Bıyık bu noktada kendisine ayrı bir alan açıyor.
Üstelik bu tavır yalnızca Ankara eksenli siyasi tartışmalarda ortaya çıkmıyor. Yomra’daki yönetim tarzına bakıldığında aynı karakterin yerel ölçekteki karşılığı da görülüyor.
Vatandaşın karşısına makamın soğuk yüzüyle çıkmıyor. Ulaşılabilir kalıyor. İnsanların derdini dinliyor. Sorunun etrafında dolaşmak yerine çözüm üretmeye çalışıyor. Belediyeciliği protokol fotoğraflarından, gösterişli cümlelerden ve sosyal medya vitrininden ibaret görmeyen bir çizgi ortaya........
