SANDIK MI, TAKVİM Mİ?
Türkiye’de siyaset artık sandıkla değil, takvimle yapılıyor. Kim ne zaman aday olabilir, kim ne zaman yasaklanır, hangi dava hangi tarihte sonuçlanır… Bütün sorun budur. Ekrem İmamoğlu sorunu da tam olarak buraya sıkıştırılmış durumda. “Aday olabilir mi?” sorusu, hukukun değil, kronometrenin konusu haline getirilmiş durumda.
Bugün itibarıyla Ekrem İmamoğlu’nun seçimlere katılmasını engelleyen kesinleşmiş bir yargı kararı yok. Ne siyasi yasak var ne de adaylığa doğrudan set çeken bir hüküm. Buna rağmen ülke gündemi sanki “yasaklanmış bir aday” varmış gibi dizayn ediliyor. Bu da bize şunu gösteriyor: İktidarın asıl derdi İmamoğlu’nun aday olup olmaması değil; aday olma ihtimalinin bile yarattığı siyasi tedirginliktir.
Hukuk, burada bir sonuç üretme aracı değil, bekletme mekanizması olarak işletiliyor. Davalar açılıyor ama bitirilmiyor. Kararlar konuşuluyor ama verilmiyor.........
