Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Faiz Sorunu
Kamulaştırmasız el atma, idarenin herhangi bir kamulaştırma işlemi gerçekleştirmeden özel mülkiyete konu taşınmaza fiilen veya hukuken müdahale etmesi anlamına gelmektedir. Hukuk devletinde istisnai olması gereken bu uygulama, ne yazık ki yıllardır yargının en yoğun dava konularından biri olmaya devam etmektedir.
Bu davalarda en çok tartışılan konuların başında ise faiz uygulaması gelmektedir. Çünkü dava süreçlerinin uzun sürmesi, taşınmaz bedelinin yıllar sonra tahsil edilebilmesi ve yüksek enflasyon ortamı, hak sahiplerinin ciddi değer kayıplarına uğramasına neden olmaktadır.
Uzun yıllar boyunca Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren yalnızca yasal faiz uygulanmıştır. Bu yaklaşımın temel gerekçesi, kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenen bedelin bir "kamulaştırma bedeli" değil, mülkiyet hakkının ihlalinden kaynaklanan bir tazminat olarak kabul edilmesiydi. Bu nedenle Anayasa'nın 46. maddesinde kamulaştırma bedelleri için öngörülen "kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz" kuralının uygulanamayacağı savunulmaktaydı.
Ancak son yıllarda bu yaklaşım ciddi şekilde eleştirilmeye başlanmıştır.........
