menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkçe konuşan algoritmaların kültürel hafızası

8 0
tuesday

Büyük dil modelleri yalnızca dil öğrenmekten ziyade, eğitildikleri metinlerde tekrar eden değerleri, öncelikleri, normal kabul edilen davranışları ve dünyayı açıklama biçimlerini de öğrenir. Bu nedenle bir modelin Türkçe cevap vermesi, mutlaka Türkçe düşünce dünyasının içinden konuştuğu anlamına da gelmemektedir.

Bugünkü büyük dil modellerinin eğitiminde kullanılan veri kümeleri ağırlıklı olarak İngilizce metinlerden oluşmaktadır (Brown vd., 2020; Touvron vd., 2023; Wang et al., 2023). Çalışma prensibi dilsel örüntüler üzerine kurulu olan ve eğitildiği veri kümelerine dayanarak otoregresif bir biçimde bağlama yönelik kelimeler kullanan büyük dil modelleri, şüphesiz ki ağırlıklı olarak İngilizce dilinde eğitilse de salt İngilizce istemlere cevap vermemektedir. Bir diğer deyişle büyük dil modelleri, kendilerine pek çok dilden yöneltilen istemlere soruların formüle edildiği dilde dönüşler yapabilmektelerdir.

Büyük dil modellerinin büyük oranda İngilizce diliyle beslenmiş olması da yalnızca bir dil temsiliyeti sorununa teşmil edilmemelidir. Büyük dil modelleri bu metinlerden yalnızca İngilizce grameri öğrenmekten ziyade hangi sorunların önemli sayıldığını, hangi davranışların sağlıklı veya sakıncalı görüldüğünü, hangi kavramların olumlu çağrışımlar taşıdığını ve hangi çözümlerin makul kabul edildiğini de istatistiksel olarak öğrenir.

Bu durum model başka bir dilde cevap verdiğinde de ortadan kalkmamaktadır. Aksine, İngilizce kaynaklarda öğrendiği değer çerçevelerini Türkçe, Almanca, Arapça veya başka bir dilde yeniden üretebilir. Cümleler Türkçe olsa da cevabın ahlaki ve kültürel mimarisi başka bir dünyaya ait olabilir.

Sözgelimi aile içi bir anlaşmazlık sorulduğunda model sıklıkla “kişisel sınırlar”, “bireysel alan”, “toksik ilişki” veya “kendini gerçekleştirme” gibi kavramlara başvurabilir. Esasında bu kavramlar yanlış da değildir; öyle ki, bazı durumlarda son derece yararlı olabilir. Fakat geniş aile ilişkilerinin, karşılıklı bağımlılığın ve toplumsal sorumluluğun güçlü olduğu toplumlarda her sorun yalnızca bireysel özerklik üzerinden açıklanmaktan çok uzaktır.

Benzer bir durumun........

© İz Gazete