Muhalefette kartlar yeniden karılıyor: Özgür Özel’in adaylık stratejisi ve yeni adaylık denklemleri
Siyasette taşlar yerinden oynamaya devam ederken, muhalefet cephesindeki dağınıklık rasyonel bir analizle incelenmeyi zorunlu kılıyor. Yeni Parti’nin kurulmasıyla birlikte cumhurbaşkanlığı adaylığı denkleminde yepyeni bir tablonun ortaya çıkacağı aşikar. Son dönemde yaşanan gelişmeler, muhalefetin adaylık yarışındaki tüm dengeleri ve hesapları kökten değiştirecek nitelikte yapısal sinyaller veriyor.
Bir dönem muhalefetin en güçlü iki cumhurbaşkanı adayı olarak kabul gören Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın, süreç içerisinde stratejik olarak zemin kaybettikleri görülüyor.
• Ekrem İmamoğlu Cephesi: İmamoğlu’na en yakın kurmaylardan biri olan Gökhan Günaydın’ın son dönemde Anadolu’da yürüttüğü yoğun saha çalışmaları ve Özgür Özel’in "Şayet bir şaibe kanıtlanırsa İmamoğlu adayımız olmaz" imasını taşıyan çıkışları siyaset kulislerinde dikkat çekiyor. Özgür Özel’in bu hamlesi, İmamoğlu’na dair beklentilerin zayıfladığı izlenimini verirken, kamuoyundaki algısını da sınırlandırmaya yönelik bir strateji olarak okunabilir.
• Mansur Yavaş Cephesi: Kökten sosyal demokrat olmayan ancak milliyetçi oyları konsolide ederek Ankara'yı kazanan Yavaş'ın yaşanan karmaşaya mesafeli tutumu, Özel cephesinde bir soru işareti yaratmış durumda. Son olarak Yavaş’ın Cumhurbaşkanı ile randevusuna dair Özel’in sarf ettiği "Benim onayımla gitti" ifadesi, akıllara Kemal Kılıçdaroğlu’nun Muharrem İnce’ye yönelik "Gel bakalım Muharrem" çıkışını getirmektedir. Bu tip hamleler, Yavaş'ın kurumsal prestijini de........
