Cezasızlığın gölgesinde 'Ailem Güvende' mi?
Hepimiz birer yurttaş olarak her gün ekonomik sıkıntılardan, geçim sıkıntısından bahsediyoruz. Evet, bunlar bir ülkenin yurttaşı için çok önemli gerçeklikler. Hayatımızı etkileyen hatta zaman zaman hayatımızı yaşamamıza izin vermeyen durumlar. Ancak bunları düşünürken bazen unutuyoruz. Herhangi bir insan ülkesinden temel olarak ne ister? Ülkesinde güvende olabilmeyi… Evinde otururken, sokakta yürürken, alışveriş yaparken, okulda ders dinlerken… Her şeyden önce güvende olmak ister. Ve her fırsatta sorar kendine; güvende miyim? Ben, arkadaşlarım, ailem güvende mi?
Saate bakmadan dışarı çıkabiliyor ya da eve gidebiliyor muyuz? Dışarıda güvende miyiz, arkamıza bakmadan yürüyebiliyor muyuz, takside, dolmuşta, otobüste gönül rahatlığıyla seyahat edebiliyor muyuz? Çocuğumuzu saat kaç olursa olsun rahatça evden uğurlayabiliyor muyuz, sokakta top oynamasına izin verebiliyor muyuz?
Bu sorular kenarda duruverirken son günlerde yapılan “Ailem Güvende” operasyonunu düşünelim. Operasyon 5 il merkezli, 15 ili kapsayacak şekilde ilerledi ve amacı yetkililer tarafından, “çocukları, aile kurumunu ve toplum düzenini korumak” olarak açıklandı.
Operasyon, yapıldığı andan itibaren belli başlı siyasi aktörler, aktivistler ve dernekler tarafından çokça eleştirildi. Bu çevreler operasyonun, “aileyi koruma” adı altında insanların özel hayat alanına girildiği ve müdahale edildiğini savundu.
İşin sonunda........
