menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerika ile İttifak Edenler, İsrail’e Karşı Cihad Edemezler!

29 0
08.07.2026

Bazen bir fotoğraf, yıllarca kurulmuş bütün cümleleri boşa çıkarır.

Bazen tek bir kare, kürsülerden yükselen en gür nutuklardan daha dürüst konuşur.

Ve bazen bir havaalanı görüntüsü, bir iktidarın Filistin konusunda kurduğu bütün iddialı cümleleri tek başına boğmaya yeter.

NATO Zirvesi için Türkiye’ye birçok devlet başkanı geldi. Her biri devlet teamülü içinde ağırlandı. Fakat içlerinden yalnızca biri, havaalanında bizzat Cumhurbaşkanı tarafından karşılandı: Amerika Birleşik Devletleri Başkanı.

Soru basit ama cevabı ağır: Neden?

Diplomaside mütekabiliyet esastır. Cumhurbaşkanı Amerika’ya gittiğinde kendisini havaalanında ABD Başkanı değil, Dışişleri yetkilileri karşılıyor. Madem devlet teamülü bir ölçüdür, neden bu ölçü sadece Washington söz konusu olduğunda esniyor? Madem mesele protokolse, Gazze’deki katliama karşı Avrupa’da en açık ve en cesur tavrı alan İspanya Başbakanı aynı protokolü hak etmiyor muydu? Yoksa NATO’ya sadece Amerika mı geldi?

Asıl mesele de tam burada başlıyor. Çünkü bu, kuru bir karşılama meselesi değil. Bu, kime karşı sert, kime karşı yumuşak olunduğunun fotoğrafıdır. Bu, kürsüde başka, koridorda başka konuşan bir siyasetin ifşasıdır. Gazze yanarken, çocuklar toprağa düşerken, hastaneler vurulurken, açlık bir silaha çevrilirken; İsrail’in en büyük hamisine gösterilen bu özel ihtimamı hangi ilkeyle açıklayacaksınız? İsrail Amerika’nın bölgedeki karakolu değil mi? Tel Aviv’in işlediği her vahşetin arkasında Washington’ın siyasî ve askerî desteği yok mu? O hâlde İsrail’e öfke kusup Amerika’ya ayrıcalık göstermek nasıl bir tutarlılıktır?

Hadi siyasîler için “mecburiyet” diyelim.

Hadi devletler görüşür, konuşur, masaya oturur diyelim.

Hadi diplomasinin bazen insanın içine........

© İstiklal