menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Perde, Algı Ve Hakikat: Görünen Dünyanın Ardındaki İnşa

11 1
29.01.2026

Kur’an-ı Kerim’de insanın en çok uyarıldığı konulardan biri görmekle yetinmemek, idrak etmektir.

“Onların kalpleri vardır ama onunla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onunla göremezler.”

(A‘râf, 179)

Bu ayet, çağımız insanını tarif eder gibidir. Çünkü bugün hiç olmadığı kadar çok görüntüye maruz kalıyor, hiç olmadığı kadar az düşünüyoruz. Ekranlar çoğaldıkça hakikatle aramızdaki mesafe azalmak yerine, paradoksal biçimde artıyor.

Sinema ve medya, modern dünyanın en güçlü anlatı araçlarıdır. İnsanlar artık dünyayı büyük ölçüde yaşadıklarıyla değil, izledikleriyle tanıyor. Savaşlar, salgınlar, krizler, kahramanlar ve düşmanlar; çoğu zaman bizzat tecrübe edilmeden, görüntüler aracılığıyla zihne yerleşiyor. Bu durum, gerçekliğin kendisinden çok, onun temsiline bağımlı bir bilinç üretmektedir.

Bilimsel veriler bu noktada dikkat çekici bir tablo sunuyor. Nörobilim alanındaki çalışmalar, insan beyninin tekrar edilen görüntülere karşı eleştirel eşiklerini zamanla düşürdüğünü ortaya koymaktadır. Beyin, sık karşılaştığı anlatıları tehdit olarak değil, alışıldık olarak kodlar. Bu da sürekli tekrar edilen fikirlerin, doğru olup olmadığına bakılmaksızın kabul........

© İstiklal