menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batık Bedel Sendromu

23 0
08.08.2026

Köyümüzün müderrisi Naci Hafız’a talebe olma lütfuna ermişlerdi. Bundan mutluydular. Çalışkanlıkları ilk belirgin özelliklerindendi.

Hem tarlaya tapana gidip ailelerine destek olup bir işin ucundan tutuyorlar hem de esas gayeleri olan ilim tahsil etme meselesini ciddiye alıyorlardı.

O sene her biri civar illere dağılıp “Ramazan İmamı” olarak görev yapıp ilk deneyimlerini yaşadılar.

HERKES hayata bir yerinden tutunmaya çabaladı.

Rızıklarının götürdüğü yerlere gittiler.

Evlendiler. Barklandılar. Çoluk çocuğa karıştılar.

Bir âdetleri vardı ki, onu terk etmediler. Her yıl Kurban Bayramı’nda köylerine dönüyorlar ve kurbanı burada kesiyorlardı.

Herkes günlük işlerini sürdürürken onlar farklı yerlerde bir araya gelerek talebe ruhuyla kimi girift meseleleri müzakere etmeyi hocalarının öğretisi üzere sürdürüyorlardı.

Amcam da o ilim halkasında olduğundan bu müzakerelerin bazıları bizim köy odamızda cereyan ediyordu.

KÜÇÜKTÜM ama meraklıydım.

Benim anlayabileceğim mevzular olmasa da aralarında hizmet ederek tüm dikkatimle dinliyordum. Bazısı sakin, dingin bir biçimde muhatabını özenle dinledikten sonra karşı tezini delillerini de ortaya koyarak sürdürüyordu ilmî müzakeresini. Bazısıysa heyecanlıydı. Gözlerinden ateş saçar gibiydi. Sanki ilmi bir mesele müzakere edilmiyor da bir hizbin savunusu yapılırcasına sertleşebiliyordu.

Ben o günkü........

© İstiklal