menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yusuf Suresi Ne Anlatıyor

35 77
19.02.2026

Belki de, bu surede benim anladıklarım demek daha derli toplu ve daha doğru bir saptama olacak. Zira surenin 7. Ayetinde ‘’ Bu kıssada bitip tükenmez dersler var ‘’ denilmekte!

İşte bu bitip tükenmez derslerden bizim payımıza, nasibimize düşenleri damıtarak, sağaltarak ve bir yazının kolu ve kanadı olacak bir anlatı ve dil tadına bürüyerek paylaşayım istedim.

Evvela ASIRLARDIR bu sure ve Yusuf peygamberin bitip tükenmeyecek olan bu kıssası, basit bir yüz güzelliği ve buradan nasiplenmek isteyen bir şehvet budalasının basit ihtirasına indirgenmiş olması, belki de sureye yapılacak en büyük sabotaj olsa gerek.

Elbette burada ki şehvet tuzağına, arzu, tutku ve davet tuzağına karşın verilmiş muhteşem mücadeleye şapka çıkartıyoruz. Zaten bunun aksi mümin olmakla birlikte sure ve muhteviyatına sırt dönmek demektir ki bu, Müslüman olmaya, İslam ve Kuran’a sırt dönmek demektir.

İtirazımız; salt bu zemine indirgenmiş ve bura ile sınırlandırılmış olmasıyla birlikte buranın da hak ettiği elitist vurgu ve elitist kategoriye yükseltilmemiş olmasınadır..

Gelin, sureye ismini veren ‘’ Yusuf ‘’ kavramının analizi ile başlayalım!

Yusuf: bereketlenmek, bereketlendirilmek, eklemek, artırmak ve tamamlamak anlamına gelmektedir. Zaten ne diyordu babası‘’ Allah seni seçti! Sana özel bir yetenek, feraset ve basiret vererek eşyanın ve olayların satır aralarını değil, ötelerde ki sayfaların analizini yapacak bir donanım bahşedecek, artıracak, bereketlendirecek, ekleyip tamamlayacak! Tıpkı ataların İbrahim ve İshak’a yaptığı nimet eklemesi, bereketlendirmesi ve tamamlaması gibi!

Yusuf’un tamamlanması ve Yusuf’a tabi olanların tamamlanması, bereketlendirilmesi, yüceltilmesi…

Babasına ‘’ Ey babacığım on bir gezegen, Güneş ve Ay’ın karşımda, bana derin bir saygı duyarak, benimle birlikte senkronize olduklarına tanık oldum ‘’

Güneş’in, Ay ve gezegenlerin ve yani koca bir samanyolunun sana secde etmesi demek fiziken bir baş ve boyun eğmesi değildir diye düşünüyorum. Kendisine verilecek Vahyin karşısında Güneşin ısı ve ışığını, Ay nurunu ve diğer gezegenler birbiri ile gösterdikleri uyumun gerçek kaynağına karşın takınacakları saygı, korku, ışık ve aydınlık karşısında yetersizliklerini itiraf etmekle beraber ‘’Muvahhid‘’ bir tavrın içerisine bürünecekler, denilmektedir.

Müthiş bir berekenlendirilme, onure edilme, çok yüksek bir makama terfi edilme durumu! Tıpkı İbrahim ve İshak’ın onure edilmesi gibi..!

Vahiy, vahiyle inşa edilmiş ahlak ve karakter güzelliği. Haysiyetli, şahsiyetli ve omurgalı bir duruşun, fiziki güzellikle bezelendiği bir gencin, kardeşleri tarafından bile kıskanılacağı vurgusu!

Böylesi bir kıskançlık ve hasedin şeytanlaşmayı doğuracağı ve şeytanlığın ise insan ve İslam olmanın en büyük düşmanı olduğu Yusuf, babası ve kardeşleri........

© İstiklal