Doğal Üreticilerin İzinde
Bir sofranın gerçek hikâyesi, çoğu zaman tabakta başlamaz.Toprağın altında, sarımsağın kökünde, incirin güneşte kuruyan yüzünde, zeytinin dalında, reçelin kaynayan kazanında veya fırından yeni çıkmış bir çöreğin kokusunda başlar. Benim için lezzet, damakta kalan bir tat amaardında insan emeği, sabır, gelenek ve güven taşıyan uzun bir yolculuktur. Taşköprü’den Nazilli’ye, Gaziantep’ten Kahramanmaraş’a uzanan bu yolculukta karşılaştığım üreticiler, bana bir kez daha gösterdi ki gerçek lezzet, toprağına ve emeğine sadık kalan insanların elinde hayat buluyor.
Taşköprü Sarımsağının 30 Yıllık Hikâyesi
Her yıl sarımsağımı Kastamonu Taşköprü’den, doğrudan üreticisinden alıyorum. Bu benim için alışverişten ziyade toprağın emeğine, üreticinin alın terine ve gerçek ürüne duyulan güvenin bir ifadesi. Bu üreticilerden biri de yaklaşık 30 yıldır hayatını Taşköprü sarımsağına adamış olan Fikret Korkmaz.Aslında bir sarımsağın hikâyesi bilinenden çok daha fazlası…
Sarımsak bu bölgenin değeri
Sarımsak yüzyılı aşan köklü geçmişiyle bu toprakların en önemli değerlerinden biri. Fikret Korkmaz da otuz yıldır bu işin içinde. Toprağı, üretimi, sarımsağın yetişme sürecini ve gerçek Taşköprü sarımsağını yaşayarak öğrenmiş bir üretici. Onun için sarımsak satılan bir ürün olmaktan çok toprağın kokusu, alın teri, aileden gelen bir miras ve gelecek kuşaklara bırakılması gereken bir emanet.
Özellikle ata tohumundan gelen Taşköprü sarımsağının hak ettiği değeri görmesi için yıllardır büyük bir gayret gösteriyor. Ona göre kalite, sarımsağın iri, beyaz ya da güzel görünmesi değil. Kalite, toprağa gösterilen özen, üretimdeki titizlik, yılların tecrübesi ve müşteriye verilen güvenle anlam kazanıyor.
Toprağın Emaneti “Taşköprü sarımsağı”
Fikret Korkmaz’ın bu sözü aslında tüm hikâyeyi özetliyor: “Biz bu işe sadece sarımsak satmak için başlamadık; toprağın bize emanet ettiği bir değeri yaşatmak için yola çıktık.”Gerçekten de her baş sarımsağın içinde aylar süren bir emek, güneş, yağmur ve sabır var. Sofraya gelen her dişinde ise bir üreticinin hikâyesi saklı.Taşköprü’ye duyduğum güvenle sarımsağımı doğrudan üreticiden alıyorum. Fikret Korkmaz’ın 30 yıllık hikâyesi de bana bir kez daha gösteriyor ki; topraktan sofraya uzanan en güzel yol, emeğin ve güvenin yoludur.
Nazilli........
