Trump Yönetiminde Siyasal ve Kurumsal Patolojiler: Modern Demokrasilerde Bir "Sistem Yorgunluğu" Analizi
Bu çalışma, 2017-2025 yılları arasındaki ABD yönetimini bir "yönetsel patoloji" laboratuvarı olarak ele almaktadır. Makale; kurumsal erozyon, narsisistik liderlik kültü, bürokratik direnç ve rasyonalite kaybı gibi olguları, siyaset psikolojisi ve kamu yönetimi teorileri ışığında incelemektedir. Temel argüman, bu dönemdeki aksaklıkların münferit olaylar değil, sistemin bağışıklık sistemindeki yapısal zayıflıklardan kaynaklanan sistematik patolojiler olduğudur.
Giriş: Patoloji Kavramı ve Siyasal Bağlam
Tıpta patoloji, bir organizmanın normal işlevini bozan hastalık halini tanımlar. Kamu yönetiminde ise bu kavram; bir kurumun varlık amacından sapması, karar alma mekanizmalarının rasyonellikten uzaklaşması ve öz denetim yeteneğini kaybetmesi anlamına gelir. Donald Trump dönemi, "geleneksel olmayan" bir liderlik tarzının, dünyanın en köklü bürokratik yapılarından biriyle çarpışması sonucu ortaya çıkan özgün patolojileri barındırır.
I. Kurumsal Patolojiler: Liyakatten Sadakate Geçiş
Trump yönetiminin en belirgin patolojik özelliği, bürokratik "gayrişahsilik" (impersonality) ilkesinin tasfiye edilmesidir.
• Sadakat Testleri: Geleneksel olarak Amerikan bürokrasisi, "Deep State" tartışmalarının gölgesinde olsa da, liyakate dayalı bir süreklilik arz eder. Ancak bu dönemde, istihbarat servislerinden (FBI, CIA) sağlık kurumlarına (CDC) kadar pek çok birimde, bilimsel veya teknik doğruluktan ziyade lidere "kişisel sadakat" birincil kriter haline gelmiştir.
• Vekaleten Yönetim: Trump’ın kabine üyelerini ve üst düzey bürokratları sık sık görevden alması ve yerlerine "vekaleten" atamalar yapması, kurumların stratejik planlama kapasitesini felç etmiştir. Bu durum, yönetimde sürekli bir "geçicilik" ve "belirsizlik" hali yaratarak kurumsal hafızanın silinmesine yol açmıştır.
II. Karar Alma Süreçlerinde Rasyonalite Kaybı
Modern bir devletin en........
