menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özel İlişkilerde Kavga Çıkaran Düşünce, Duygu ve Davranış Modelleri

40 0
18.08.2026

Bu çalışma; ikili ilişkilerde çatışmaları tetikleyen bilişsel (düşünce), duyuşsal (duygu) ve davranışsal döngüleri Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Sistemik Çift Terapisi kuramsal çerçevesinde incelemektedir. İlişkilerde sıkça gözlemlenen zihin okuma, felaketleştirme, aşırı genelleme ve duygusal akıl yürütme gibi bilişsel çarpıtmalar; öfke, değersizlik ve yetersizlik duygularıyla birleşerek savunmacı ya da saldırgan davranış modellerine dönüşmektedir. Yapılan analizler, çözümsüz kalan çatışma döngülerinin çiftlerin kendi çabalarıyla aşılması zor yapılar oluşturduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, ilişkinin sürdürülebilirliği ve psikolojik sağlığın korunması adına profesyonel aile ve çift danışmanlığı almanın kritik önemi vurgulanmaktadır.

​İkili ilişkiler, bireylerin psikolojik ihtiyaçlarını karşıladığı en temel alanlardan biridir. Ancak eş ya da partnerler arasındaki iletişim biçimleri, geçmiş yaşantılardan getirilen şemalar ve işlevsel olmayan düşünce kalipları nedeniyle zamanla yıkıcı çatışmalara dönüşebilmektedir. Çatışma, sağlıklı bir ilişkinin kaçınılmaz bir parçası olsa da, çatışmanın ele alınış şekli ilişkinin kaderini belirler. İlişkilerde kavgayı ve kopuşu getiren temel unsur, yaşanan olayların kendisinden ziyade, bireylerin bu olaylara yüklediği anlamlar ve geliştirdiği otomatik tepkilerdir.

​1. Bilişsel Düzey: Kavganı Altyapısını Hazırlayan Düşünce Modelleri (Bilişsel Çarpıtmalar)

​İlişki dinamiğinde kavgaların ilk kıvılcımı genellikle işlevsel olmayan bilişsel kalıplarla atılır. Beck (1979) tarafından tanımlanan bilişsel çarpıtmalar, partnerlerin birbirlerinin davranışlarını taraflı veya hatalı değerlendirmesine yol açar.

​1.1. Zihin Okuma (Mind Reading)

​Bireyin, partnerinin açık bir ifadesi olmaksızın onun ne düşündüğünü veya ne hissettiğini kesin olarak bildiğini varsaymasıdır.

​Mekanizma: "Bana bunu yaptığına göre kesinlikle beni önemsemiyor" düşüncesi, doğrulanmamış bir varsayımı gerçek kabul eder.

​1.2. Aşırı Genelleme (Overgeneralization)

​Tek bir olumsuz deneyimden yola çıkarak bunu ilişkinin bütününe ve partnerin genel kişiliğine yayma eğilimidir.

​Mekanizma: "Her zaman," "Hiçbir zaman" gibi mutlak kelimelerin kullanımı, partnerde haksızlığa uğramışlık hissi yaratır ve savunma mekanizmasını tetikler.

​1.3. Kişiselleştirme (Personalization)

​Partnerin yaşadığı olumsuz durumların, stresin veya mod düşüklüğünün doğrudan kendisiyle ilgili olduğunu varsaymaktır.

​Mekanizma: Partnerin iş yorgunluğu nedeniyle sessiz kalmasını "Benden uzaklaşıyor, beni sevmiyor" şeklinde yorumlamak.

​1.4. Felaketleştirme (Catastrophizing)

​Küçük bir anlaşmazlığı veya olumsuzluğu, ilişkinin sonu veya geri dönülemez bir kriz olarak değerlendirme eğilimidir.

​2. Duygusal Düzey: Çatışmayı Besleyen Duygu........

© İstiklal