menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SAĞLIK HABERCİLİĞİNDE TIK TUZAĞI: MEDYA ETKİLERİ ve TOPLUM SAĞLIĞI

2 0
08.07.2026

Merhaba kıymetli okurlarım, takipçilerim. Bugünkü yazımda sağlık haberciliği bağlamında medyada abartılı ve korkutucu manşetlerin toplum psikolojisi ve toplum davranışları üzerinde ne tür yıkıcı etkileri olduğunu analiz edeceğim. Günümüzde medya düzeni dijitalleşmiştir ve dolayısıyla finansal sürdürülebilirliği, tıklanma oranlarına bağlı hale gelmiştir. O yüzdendir ki bilgi akışının niteliğinde dramatik bir aşınma görülmektedir. Bu aşınmadan en ağır etkilenenlerin ise halk sağlığı ve kitle psikolojisi olduğu aşikardır.

Siyaset, magazin veya spor kulvarlarında “tık tuzağı” stratejileri bir nebze olsun tolere edilebilirken aynı şeyi sağlık haberciliği için söylemek çok güçtür. Sağlık ciddi bir konudur ve beklenmedik olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Bu tür habercilik anlayışı, toplumsal anksiyeteyi körükleyebilmekte, bireysel sağlığı tehdit eden modern bir salgın olarak nitelendirilebilecek “yanlış bilgi yayılması” “(infodemi) na dönüşmektedir.

Sağlık Haberciliğinde Korkunun Derinlikli Analizi

İnsan beyni biyolojik evrimsel sürecin bir gereği olarak tehdit olarak algıladığı unsurlara ani refleksle ve güçlü tepkiler verir. Bu noktadan hareketle olumsuz, negatif haberlere, olumlu ve nötr haberlere nazaran daha yüksek düzeyde tepki verme eğilimindeyizdir. Reklam yapımcıları, pazarlama uzmanları bu zaafı iyi bilmekte ve “negatif korku çekiciliği” olarak ifade edilen bir ikna stratejisi kullanmaktadırlar. İlk önce ürünü satmak için tehdit edici öğe gösterilir, ardından “kurtarıcı”, yani “çözüm” kadraja yansır ve telaffuz edilir. Literatürde bu strateji kavramsal olarak “negatif duygu çekiciliği” olarak da ifade edilir.

Aynı şekilde dijital medya uzmanları ve editörleri de bu zaaftan yararlanarak başlıklarını adeta korkut-çek stratejisi üzerinden yapılandırmaktadır. Bu duruma........

© İstiklal