menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evlilik Kader Mi II

5 0
previous day

Önceki yazımızda insanın başına gelen her şeyin kaderin bir parçası olduğunu ama bunlardan iradesine bağlı olarak gerçekleşen şeylerden sorumlu, iradesi dışında gelişenlerden ise sorumlu olmadığını söylemiştik.

Bu açıdan baktığımızda evliliğin de kader olduğunu söyleyebiliriz. Ama insanın iradesine bağlı bir kader mi yoksa iradesine bağlı olmayan bir kader mi?

Evlilikte kaderin iki boyutunu da görebilmek mümkündür. İnsanının iradesi doğrultusunda gerçekleştiği gibi kendi iradesini aşan kısımlar da olabilmektedir.

Bu konuyla ilgili şu ayet-i kerimeyi zikredebiliriz:

“Zina eden erkek; zina eden veya müşrik bir kadından başkasıyla evlenemez. Zina eden kadın da zina eden veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenemez. Çünkü bu (evlenme şekli) müminlere haram kılınmıştır”(Nur: 3)

Bu ayette geçen “nikâhlayamaz”dan maksadın ne olduğu tartışma konusu olmuştur. Ayet bir hüküm mü bildiriyor yoksa bir durum tespiti mi yapıyor?

Müfessirler buradan maksadın bir hüküm bildirme değil de bir durum tespiti olduğunu söylemişlerdir. Eğer ayet hüküm bildirseydi, zina yapan bir kimsenin ancak zina yapan biri ile nikâhlanması gerekirdi. Aksi takdirde nikâhı kabul olmaması gerekirdi. Zina edenler evlenmek için kendileri gibi birini bulmaları gerekecekti. Zina çirkin bir fiil olduğu için yapanlarda gizli yapmaktadır. Kimse ben zina yaptım onun için böyle bir eş arıyorum demez veya diyemez. “Zina eden, zina edenden başkası evlenemez” şeklinde bir hüküm vermek meseleyi içinden çıkılmaz bir hale sokar. Zina ettiği bilinen biriyle evlenmek doğru olmaz. Fakat kişi hayatında bu çirkin fiili işlemiş ama tevbe etmiş olabilir. Onun için ilgili ayeti........

© İstiklal